İmgelem ve hipnoz

“Ruh zihinsel bir resim olmadan asla düşünmez.”

                                 Aristotale

“İmajinasyon ruhun gözüdür.”

                              Joseph Joubert

“Mantık sizi A’dan B’ye götürür. İmajinsyon her yere götürür.”           

                                             Einstein

      “Hayal etmek bilmekten daha önemlidir. “

       “Görmek için gözlerimi kapatırım “

                                        Paul Gaugin

       “İmajinasyona inanıyorum.Çünkü ne göremediğim ne gördüğümden çok daha önemlidir.”

  • “Ben imajinasyonum. Gözlerin göremediğini görürüm. Kulakların duyamadığını duyarım. Kalplerin hissedemediğini hissederim.”
  • Peter Nivio Zarlenga
  • “İmajinasyona inanıyorum.Çünkü ne göremediğim ne gördüğümden çok daha önemlidir.”
  • Peter Nivio Zarlenga
  • “Eğer kendinizi bir şeyi ‘yaparken’ canlandıramazsanız onu ‘yapamazsınız’.”
  •                           Wendy Grant

“ İmgelem bilinçdışı zihnin doğal dilidir.”

                                        C.G.JUNG

“İmajinasyon bazı insanların yeteneği değil, her insanın sağlığıdır”

                                                               Ralph Waldo Emer

İMGELEM VE HİPNOZ

İmgelem kısaca zihnin gözü ile görmek demektir. İmgelem sadece görme duyumuzla yaptığımız bir şey değildir. İmgelem esnasında beynin bir çok bölümü sürece aktif olarak katılır. İmgelem Geçmiş yaşantılara özgü ögelerle şimdiki yaşantı arasında bağ kurma gücüdür. İmgelem bir nesneyi, o nesne (karşımızda) olmaksızın tasarımlama yetisidir.

İmgelem psikoterapide çok değerli bir araçtır. İmgelemin değeri psikoterapistlere ruhsal sistem üzerinde görerek çalışma olanağı sağlamasından kaynaklanmaktadır. Bir hekim için ruhsal görüntüleme teknikleri ne kadar önemli ise bir psikoterapist için de imgelem teknikleri o kadar önemlidir.

İmgelem ayrıca tanı koymayı kolaylaştırır. Örneğin borderline hastaların imgeleri çok hızlı ve çok değişir. Onların imgelemlerinde adeta değişmeyen bir şey yoktur. Onların imgeleri zıtlıklarla doludur.  Örneğin borderline danışanlar imgelemde kendilerini bazen çok karanlık bir kuyunun dibinde, bazen bembeyaz karlı dağların tepesinde. Canlandırabilirler.  Borderline kişilik özellikleri taşıyan bir danışanımız imgelem esnasında biri siyah biri beyaz iki kuşu gökyüzünde aynı anda uçarken görüyordu. Bilindiği gibi borderline insanlarda iyi ben ve kötü ben şeklinde egoda bir bölünme görülür. Siyah kuş ve beyaz kuş bu bölünmenin sembolüdür.

İmgelem gerçekleri görmemizi sağlar. Bir danışanımız ilk görüşmede çok fazla bir sorunu olmadığını ifade ediyordu. İmgelem çalışmasına başladığımızda danışanın imgeleri çok ciddi sorunları olduğunu söylüyordu. Danışana bu durumu söylediğimizde danışan “Ben hep rol yaparak yaşadım. Gerçek duygularımı gösterirsem zarar görüyorum. Bundan dolayı terapide bile gerçek duygularımı gösteremiyorum” dedi.

İmgelem ve hipnoz birbirine çok benzeyen süreçlerdir. İmgelem gücü çok gelişmiş insanların hipnoza çok yatkın oldukları benzer şekilde hipnoza yatkın olanlarında imgelem gücünün çok iyi olduğu terapistler tarafından iyi bilinir. Bir insan başka hiçbir şey yapmayarak imgelem yaparsa hipnoz durumuna geçebilmektedir.

İmgelem aynı zamanda danışanın bilinçdışı süreçlerinin analizini çok çok kolaylaştırır. İmgelem aracılığı ile sorunlar ve semptomların nedenleri bilinçdışı zihne doğrudan sorulabilir.. Yanıtlar imge olarak gelir. Örneğin niye depresyondasınız? Neden kedilerden korkuyorsunuz?  Gelen yanıtlar bir imgedir.

Örneğin depresif bir danışanımız asla hayır diyemeyen bir yapıya sahipti. Neden hayır diyemediğini doğrudan danışanın bilinçdışı zihnine sorduk. Yanıt olarak bir cenin imgesi geldi.

Bu şekilde imgesel bir yanıt alındığında danışana bu imge size neler hissettiriyor diye mutlaka sorulmalıdır. Bu soru sorulmadan yanıt imgesinin anlamını çözmek oldukça zor olur.

Yukarıda bahsettiğimiz kuralımızdan dolayı danışana cenin size neler hissettiriyor diye danışana soruyoruz. Danışan “Cenin savunma pozisyonundadır” diyor. Danışan kimseye hayır demeyerek kimseyi kızdırmamakta dolayısı ile kendisine yönelebilecek muhtemel saldırıları önlemektedir.

Burada devreye girdik ve bu savunma şeklinin sahibini yok edici en azından gelişimi bloke edici özelliklerini danışana gösterdik. Örneğin danışana “hayatımız boyunca cenin kalmak istemeyiz. Her ne kadar cenin uzaktan güvenli ve savunmada görünse de kimse cenin gibi yaşamak istemez.” dedik. Danışan gördüğü embriyonun gelişip büyümeye başladığını söyledi. Seansta yaklaşık 10 dakika boyunca bir embriyodan yetişkin normal bir insanın gelişimini izledi. Danışana telkinlerde bulunmaktan daha etkili bir yol danışanın kendisi, sorunları ve çevresi hakkında imgelerini değiştirmektir.

Şimdi hipnoanaliz  esnasında yanıt olarak gelen bazı imgelere ve bu imgelerin sahiplerine bakalım. Bunu yaptığımızda imgemin ruhsal görüntüleme anlamına geldiğini görebiliriz.

 
İmge: CİVA ADAM
  İmgede Civadan yapılmış bir adam var. Adam dokunduğu her yeri kendisi gibi civa haline getiriyor. (Hatırlarsanız Arnold Schwarzenegger’in bir filminde civadan yapılmış bir robot vardı. Bu robot dokunduğu yerleri kendisi gibi civa haline getiriyordu.)   İmgenin Sahibi:   Danışan çevresini kendisine benzetmeye çalışan biri. Kendini değil çevresini şikayet ediyor. Kendisini değil çevresini değiştirmeye çalışıyor.Yani çevresini de kendisi gibi civadan hale getirmeye çalışıyor. Mükemmeliyetçi, kendisi gibi olmayan insanlardan korkan, etrafını kendisine benzetmeye çalışan bir danışan.  
İmge: Tekne
Bir tekne var. Tekne çok güzel bir koyda demirlemiş. Tekneden bir olta denize sallanmış. Oltanın ucunda çırpınan bir balık var. Buraya kadar her şey normal görünüyor. Ancak imge de anormal olan şey şu: balık bir türlü yukarı çekilmiyor ve aynı zamanda balık oltanın ucandan kendini bir türlü kurtaramıyor.   İmgenin Sahibi:
İmgenin sahibi  (Ş.İ) 33 yaşında bir bayan. Babasının maddi durumu çok çok iyi. Babasının bir teknesi var. Ancak baba çok kontrolcü ve kuralcı. Örneğin akşam yemeğinde ev halkı hep aynı yerde oturmak zorunda. Akşam yemeği yemek istemeyen biri olsa bile yemek masasının başında yemek saatinde olmak zorunda.
Ş.İ babadan kurtulmanın tek yolunun evlenmek olduğunu biliyor. Ancak evlenmekte istemiyor çünkü yanlış bir evlilik yaparsa kendi anne ve babası gibi mutsuz olmak istemiyor. Babası bu evden evlenmeden bir kız çıkamaz dediği için de kendi evini kuramıyor.Yani aslında oltanın ucunda hep asılı duran balık aslında kendisi. Ne kaçabilir ne de acısına bir son veren var. Sadece biri (babası) onu oraya anlamsız bir şekilde bağlamış.  
Bu imge için uygun bir resim bulamadık. Ancak bu resmi de siz imgeleyebilirsiniz. Aşağıda tarif edildiği gibi bir güneş gözlüğü imgeleyebilir misiniz?     Danışan bir güneş gözlüğü takıyor. Güneş gözlüğünün bir çamından bir yangını izliyor. Güneş gözlüğünün diğer camından ise yağmurun yağmasını ve bulutları izliyor.   İmgenin Sahibi:

  Bir tarafta yangın diğer tarafta bunun tam tersi yağmur var. Genellikle aynı anda görülmesi çok zor iki doğal olay. Büyük oranda da bir zıtlığın ifadesi. Danışan sürekli kutuplaşmış zıt duyguların etkisinde yaşıyor. Danışanın duygusal dünyasında hiçbir tutarlılık yok. Çünkü o bir borderline.  
  İMGE:   Danışanın parmaklarının
ucundan bir çok oltalarda
kullanılan çengel çıkıyor.
Parmaklarındaki çengeller
yüzünde danışan neye
dokunsa takılıp kalıyor.   İmgenin sahibi:   Danışan takıntıları olan biri. Takıntılar bu imgede oltanın çengelleri olarak sembolize edilmiş. Danışan yaşadığım hiçbir sorunu aşamıyorum.Yaşadığım olumsuzluklara takılıp kalıyorum diyor.      
İmge: Bir kibrit çöpü   İmgenin Sahibi:   Danışan kendini şöyle anlatıyor:Kendimi zorlamayı severim. Kendimle çok didişirim.Çok inatçıyım. Çok kırılganım. Kendimi çok suçlarım ve cezalandırırım.   Kibrit çöpü size neler hissettiriyor dediğimde danışan:  “Kibrit çöpünün bir başı vardır. Kibrit çöpünün başı kibritin tamamını yakar. Ayrıca çok kırılgandır” dedi.   Gördüğünüz gibi, danışan kibrit çöpü ile kendini anlatmaktadır.  
İmge: Bir ay çiçeği tarlası   İmgenin sahibi:   Danışan mükemmeliyetçi ve planlamayı çok seven biri. Sürprizlerden nefret eder. Düşündüğü ve beklediğinden başka bir şey yaşamamalıdır. Her şey tıpkı bir ayçiçeği tarlası manzarasındaki gibi, tekdüze olmalı. Yabani otlara (sürprizlere) yer olmalaıdır.
  İmge:
Danışan imgelemde gökyüzünden aşağıya doğru düşüyor. (Yükseklik fobisi olan bir danışan değil.) Aşağıya düşerken avuçlarını  iyice açıyor ve yere doğru avuçlarını gösteriyor. O anda düşmesi duruyor.   İmgenin Sahibi:   Danışan çok kontrolcü. Her şeyi kontrol etmeyi deneyebilir. Gökyüzünden düşüşünü bile eli ile kontrol etmeyi deniyor. İmgenin anlamını danışanın o anda neler hissettiğini bilirsek bulabiliriz. Danışan avuçlarınızı açıp düşmeyi durdurabildiğinizde neler hissettiniz diye sordum. Danışan:Güç ve kontrol Hissettim dedi. Zaten danışan çok kontrolcü bir danışandı.    
              İmge :Danışan bir belgesel film izliyor.Film bir kelebeğin kozasından çıkma mücadelesini anlatıyor. Kelebek kozasından çıkmakta oldukça zorlanıyor. Aynı danışanın bir diğer imgelemi şu şekilde. Kendisi bir formula 1 yarışçısı. Ancak formüla 1 yarışlarını hiç sevmiyor. Çünkü formüla birde aynı yerde dönüp duruyorsunuz. Kendisi aslında Dakar rallisinde yarışmak ister. Çünkü Dakar rallisi heyecanlıdır. Dakar rallisinde sürücü daha özgürdür. Yolunu kendi seçer.   İmgenin sahibi:   Danışan yanlış meslek ve yanlış işyeri seçtiğini düşünmektedir.Tüm mutsuzluklarının ve depresyonunun kaynağı olarak  mesleğini ve iş yerini sorumlu tutmaktadır. Aynı zamanda iş ve meslek değiştirmek kendisini oldukça riskli görünmektedir. Bundan dolayı 13 yıldır istemeye istemeye aynı yerde çalışmaktadır. Bu durum imgelemde formula bir yarışında aynı yerde dönmek  olarak betimlenmektedir. Aynı şekilde kelebeğin kozasından çıkamaması da kendisinin iş ve meslek değiştirememesi ve dolayısı ile mutlu olamaması olarak değerlendirilebilir. Benzer şekilde psikolojik sorunları olan başka bir danışan imgelem esnasında kendisini bir arabanın altında yüzmeye çalışan bir yüzücü olarak imgeliyordu. Bir yüzücü denizde veya yüzme havuzunda bulunur. Bir arabanın altında yüzmeye çalışmaz. Eğer bir arabanın altında yüzmeye çalışıyor ise yanlış yerdedir.      
İmge:   Denizdeki bir gemi tam ortadan ikiye bölünüyor. Geminin yarısı suyun üzerinde kalabiliyor. Diğer yarısı ise batıyor.   İmgenin Sahibi:   Bu imgenin sahibi o günlerde bir ortaklığını sonlandırmak üzere idi.Geminin batmayan yarısı kendisinin sembolü. Batan kısmı ise ortağının.    
İmge: Kutuplarda bir gemi buzulların arasında sıkışmış kalmış. Güvertede insanlar var. Güvertedeki insanlar bir kişi hariç eskimo kıyafetleri giymiş. Güvertedeki eskimo kıyafetleri giymeyen kişi (danışanım) kısa kollu tişört giymiş.
Aynı danışanın diğer imgeleri:

Danışanın kendisi ölmüş. Kendisi bir tabutun içinde mezara indiriliyor. Ancak tüm bu olanlar bir Hıristiyan mezarlığında oluyor ve etraftaki herkes Hıristiyan. Ama kendisi Müslüman.
Danışan futbol oynuyor. Statta on binlerce seyirci var. Kendisi süper bir maç çıkarıyor. Çok güzel goller atıyor. Ancak her gol sonrasında statta derin bir sessizlik oluyor. Attığı gollere kendisinin takımının taraftarı bile sevinmiyor. Çünkü hiç kimse onu tanımıyor.   İmgenin Sahibi: Bu danışanın tüm imgelerinde aynı şey anlatılmaktadır:toplumdan uzaklık, asosyallik, toplumda fark edilmemek.   Danışan evde benim lakabım buzdolabıdır diyor.    
İmge: Danışan bir unicorn (tek boynuzlu at) imgeliyor.   Aynı danışanın başka bir imgeleri:   -Bir geyiğin boynuzlarının uçları birleşmiş.   Bir erkek yüzü ve bir bayan yüzü resmi yavaş yavaş üst üste gelmeye başlıyor ve bir yüz haline geliyor.   İmgenin sahibi: imgeler cinsel kimlik karmaşası yaşayan birine ait.   Aynı danışanın bir diğer imgeleminde bir erkek yüzü ve bir bayan yüzü resmi yavaş yavaş üst üste gelmeye başlıyor ve bir yüz haline geliyor. Bu imge danışanın yaşadığı cinsel kimlik kargaşasının en belirgin resmidir.      
İmge: Danışan bir ayakkabının tabanını alttan görüyor.   İmgenin sahibi:   Danışanın bağımlı kişilik özellikleri var. Saçını süpürge eden kendini ezdiren bir yapısı var. Kendini ezdiren birinin ayakkabının altını görmesi doğaldır.    
İmge:   Bir at tren ile yarışıyor. At o kadar yorgun görünüyor ki neredeyse ciğerleri patlayacak.   İmgenin sahibi: Danışanı onun sorunlarından anlamaya çalışalım:   Danışana bu tren ile yarışan bu at sana neler hissettiriyor dediğimde danışan: “Galiba bu at benim. Atın tren ile yarışması imkansız. Sanırım bende kendime imkansız hedefler koyuyorum. Örneğin kitabın başına oturduğumda okuduğum her şey aklımda kalmalı şeklinde kendimi koşullandırıyorum. Aklımda kalmazsa kendimi kötü hissediyorum.”   Bilinçdışı zihin danışana diyor ki bu at gibi boşuna tren ile yarışıyorsun. Böyle yarışmaya (çalışmaya) devam edersen ciğerlerin patlayacak.    
İmge: Danışan imgelemde fotoshop programını kullanıyor. Resimlerin rengini değiştiriyor. Resimlere rutüşlar yapıyor.   İmgenin sahibi:   Bu imgelemin yorumunu danışanımın kendisine sordum.Danışan: “Resimlerdeki hataları kapatıp mükemmel resimler yapmaya çalıştığımı hissettim. Bu imgelem bana her zaman yaptığım şeyi yan i mükemmelliyetçiliğimi hatırlattı” dedi.  
  • İmgelerin Standart anlamları var mıdır?
  • Hayır çoğunlukla yoktur. Evrensel olarak her insan için aynı anlamı taşıyan imge çok azdır. Örneğin ev imgesi evrensel bir imgedir. İmgelem esnasında karşımıza çıkan ev ruhumuzun yaşadığı evdir. Ruh rahat yaşıyor ise ev de rahattır.
  • Zeytin bir insan için bir anlama gelirken başka insanlar için çok başka bir şeydir. Örneğin bir danışanım “kız arkadaşımı acaba ruhum seviyor mu” diye sormak istedi ve sorduk. Gelen yanıt zeytin idi. Ben de doğal olarak zeytin sana neler hissettiriyor dedim.Danışan “hem severim hem de acıdır” dedi.
  • Başka bir danışanımın semptomunun nedenini sorguluyorduk. Karşımıza zeytin imgesi çıktı ve “Zeytin size neler hissettiriyor” diye sordum. Danışanım “çataldan kaçan” dedi. Danışana zeytin çataldan kaçınca neler hissedersiniz dedim. Danışan :  “Zeytin çataldan kaçınca kendime kızarım” dedi. Çünkü danışan mükemmeliyetçi idi. Yani semptomun nedeni mükemmeliyetçilik idi.

Şimdide sayıları çok az olan ve anlamları evrensel olan imgelerimize bakalım.

EVRENSEL İMGELER

EV İMGESİ

İnsanın kendi kişiliğinin ifadesidir. Ev imgesi adeta ruhun röntgenidir. Ruhsal yapısı rahat ve iyi olan insan rahat ve iyi bir ev hayali kurar.

Bir danışanıma seansta dakikalarca uğraşmamıza rağmen bir ev hayal ettirememiştim. Danışan sonunda bir ev değil de ancak yıkık dökük bir duvar hayal edebildi. Duvarda sadece birkaç taş ve bir pencere ayakta kalabilmişti. Pencerenin tam karşısında yıkıntıların arasından bir fasulye filizlenmeye başlıyordu.  Bu danışan hakkında ne düşünürsünüz?

Danışanın çocukluğunda anne babası ile birlikte yaşadığı bir evi hiç olmamış. Danışan hep akrabalarını yanında büyümüş. Anne ve baba o doğar doğmaz ayrılmışlar. Şu anda hayatta tek varlığım dediği bir kız arkadaşı var. İmgelemde fasulye filizi olarak resmediliyor.

-Evde bulunan fotoğraf albümünde ağlayabilirler. Bağımlı kişiliklerin albümünde yalnız resimleri yoktur.

-Çatısı olmayan ev ve boşanma.

-Şatonun arkasında bir ahır.Hep rol yaparak ve iyi görünmeye çalışarak yaşayan birinin ev imgesi.

-Ev değil su deposu.Kapısı penceresi yok.Vajinal enfeksiyon.Bir erkekle en yakın ilişkisi balığa çıkmak.

-Genellikle verimli, üretken, olumlu insanlar bahçede bitki ve hayvan bulundurur.

-Bodrum katı bilinçdışıdır ama kapalı bir yerde olabilir.

-Bu ev benim değil niye gireyim kimse demedi.

-Hayali albümde kimse başkalarının resmini bulmadı. Herkes kendi ve ailesinin resimlerini oraya koyar.

EVİN İÇİNDEKİ GİZLİ ODA

  • Evin içindeki gizli oda en önemli imgemizdir diyebiliriz. Çünkü kişi gizli odaya girdiği andan itibaren ruhsal yapısının ve kişiliğinin en belirgin özelliklerini göstermeye başlar. Yani gizli odadaki tutum ve davranışları gizli odadaki bulduğu eşyalar adeta danışanın özünü anlatır.

ORMAN İMGESİ

  • Orman sosyal yaşantının sembolüdür
  • Orman dış dünyaya bakışımız ve dış dünyadan beklentilerimizidir.
  • Sosyal fobiklerin ormanı seyrek ağaçlardan oluşur. Sosyal insanların ormanında ağaçların arasındaki mesafe normaldir.
  • Peki ormanın bazı yerleri sık bazı yerleri seyrek ise ne düşünürüz?
  • Şüpheci ve tehlike algısı gelişmiş insanlar balta girmemiş tehlikeli ormanlar hayal eder.
  • Ormandaki Hayvanlar:
  • Çekingen kişilikleri olanlar veya sosyal fobisi olanlar  kaplumbağa var derlerse şaşırmamak lazım. Benzer şekilde sincap tavşan var diyenlerde çekingendirler. Sincap ve tavşanda insanı görünce hemen kaçar.
  • Aceleci insanlar kemirgen hayvanlar var diyebilir. Kemirgen hayvanlar tez canlıdır.
  • Ya ormandaki ağaçlar mili metrik mesafe ile dizilmişse? Ya orman zeminindeki çimler çim biçme makinesi ile biçilmişse?
  • Bir danışanınız ormanın kenarına kadar gelip orman çok karanlık ben bu ormana giremem diye ağlamaya başlarsa ne düşünürsünüz?

Sosyal fobik bir danışan. Çünkü orman evrensel olarak toplumu simgeler.

  • Dağ ya babadır ya da hedefler.
  • Dağın etrafında dolaşıp başka bir yere gitmeyen yol kimin imgesi olabilir?
  • Hedefi olmayan insanlar dağ hayal edemez. Onlar en fazla küçük tepe hayal edebilirler.
  • Mükemmeliyetçi ve obsesifler çok zor çıkılan dağlar hayal edebilirler.
  • Dağ sizin hakkınızda ne hissediyordur şeklinde ki gerçek üstü bir soru imgelemde anormal karşılanmaz. Danışanın dağ hakkında söyleyecekleri şeyler babası hakkındaki duygularıdır.
  • Kornadt (1958) tarafından yapılan bir çalışma dağın yüksekliği ile deneklerin güç bir şeyi amaç edinmeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bulgular göstermişlerdir.(Leuner,1989)
  • Depresyonlu hastalar ya çok alçak ya da çıkılamayacak kadar yüksek dağlar hayal ederler. .(Leuner,1989)
  • Dağın tepesinde tüm yönleri ve manzaraları görebilmek sağlıklı bir kişiliğin göstergesidir. .(Leuner,1989)

ÇAYIR İMGESİ

  • Çayır imgesi katatimide bir imgeleme giriş sahnesidir. Denek oraya istediği her şeyi koyabilir. İmgeleme başlangıç için çok uygundur çünkü çok rahatlık verir. OKB’liler. Tel örgülerle korunmuş bir alan düşlerler. Onların çimenleri çim biçme makinesi ile düzenli olarak biçilir.
  • Ağır sorunları olanlar çayırı bataklığa dönüştürür. Otları soldurur. Çevrede tehdit eden karanlık dağlar vardır.

DERE İMGESİ

  • Derenin kaynağını bir türlü bulamayan danışan.
  • Bu İmge Kimin?

Bir danışan dereyi imgelerken derenin sürekli ikiye bölünüp tekrar birleştiğini söylüyordu.

  • Bu danışanın sevdiği insanlardan ayrılamama problemi vardı. Hiç kimse onu terk etmemelidir  edemez.
  • -Danışanı çözmenin en kısa ve emin yolu onun duygularına odaklanmaktır.
  • Duyguları ve duygularımızın oluşturduğu kişiliğimizi,psikolojik sorunlarımızı en net şekilde görebilmek için imgeleme ihtiyaç duyarız.

İmgelerin üstün bir ifade gücü vardır. “Bana imgelerini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim”

SONUÇLAR

  • Psikoterapide nasıl bir yol ve yaklaşım  izleyebileceğiniz konusunda imge terapi eşsiz bilgiler verir. Psikoterapide izleyeceğiniz yol ve yaklaşımın danışanınıza uygun olup olmadığı konusunda değerli bilgiler verir.
  • İyileştiren nedir?
  • ‘The healer is in you.’    Jung
  • ÖRNEK:Boğaz ile ilgili şikayetler boğazda yumru hissi, depresyon.
  • İmgelemin “in you” ya giden en güzel yoldur.
  • Seansımız esnasında danışanın gördüğü rüyalar terapistin haberi bile olmadan iyileştirebilir.
  • ‘Semptom şifanın tohumudur.’ JUNG
  • Şimdi yukarıdaki düşüncelerin uygulamasını videodan izleyelim.
  • İmgelem sadece ruhsal görüntüleme değildir. Aynı zamanda tedavidir ve tedaviye yardımcıdır. Kanser hastalarında imgelemin iyileştirici etkisi kanıtlanmıştır.
  • Sizce hipnoz uygulaması hangi durumlarda  zorlaşır. Hipnoz uygulamasının zor olduğu durumlarda imgelem yardıma yetişir. Danışanın hipnozu imgelem  aracılığı ile yavaş yavaş öğrenmesi hem  kolaydır hem risksizidir.

         Ödipal  çatışması olan insanlarda, çok gergin ve sürekli kendini kasan insanlarda,OKB’lilerde, obsesif özellikleri olan insanlarda, PTSB nin ilk dönemlerinde vs.vs. hipnoz uygulaması oldukça zor olabilir. İmgelem hipnotik bir etki yaratır  ve uygulaması hipnoza göre çok daha kolaydır.

–    Psikolojik sorunlarda her semptom ruhun imdat çağrısıdır. İmgelem ruhu anlamak için ve ona yardım etmek için mükemmel bir araçtır.

  • İmgelem Neden İşe Yarar?

1-Bilinçdışı zihin kelimeleri her zaman imgelere dönüştürerek anlar.

2-Bir şeyi hayal ettiğimizde ve gerçekten gördüğümüzde beynimizde olup bitenler inanılmaz büyük bir benzerlik gösteriyor.

  • Birçok kişisel gelişim kitabında bilinçdışı zihin hayal ile gerçeği ayıramaz şeklinde bir safsata ile karşılaşırız. Bilinçdışı zihin hayal ile gerçeği ayıramaz olsa idi bir çok insanın uykuda gördüğü kabus yüzünden ölmesi gerekirdi. Rüyasında vurulduğunu gören bir insanın kan kaybından ölmesi gerekirdi.
  • İmgelem, bilinçdışı zihin hayal ile gerçeği ayıramadığı için işe yarıyor değil ise neden ve nasıl işe yaramaktadır? İmgelem işe yarar çünkü bilinçdışı zihin imgelediğimiz hayal ettiğimiz şeyleri daha önemli olarak algılar ve önem verdiğimizi algıladığı şeyler konusunda bize yardım etmek ister.
  • Gün içinde zihnimizden milyonlarca düşünce geçer. Bilinçdışı zihin için bu düşünceler aşşağı yukarı aynı değerdedir. Ancak ne zaman ki bir düşüncemizi bir hedefimizi hayal etmeye ve imgelemeye başlarsak o zaman bilinçdışı zihne ‘ bak bu düşünce veya hedef (iyi olmak sağlıklı olmak) diğerlerinden benim için çok daha önemli mesajını vermiş oluruz. Zaten insan ancak önem verdiği ve kendisi için değerli olan şeyi hayal eder ve imgeler. Talimatları alan bilinçdışı zihinde hedefe ulaşmamız için bize yardımcı olmaya başlar.
  • İmgeler negatif duygularla mücadele ederken doping etkisi yaratırlar. Bu durumu örneklendireyim. Borderline bir danışanımın 3.seansında örümcek fobisi olduğunu öğrendim. Danışan bu fobisi yüzünden belgesel izleyemiyor yazlığının  bahçesinde oturamıyordu. Seans esnasında uzun bir uğraşıdan sonra ona bir örümcek hayal ettirebildim. Ancak danışanın hayalindeki bu örümceğe yaklaşması mümkün olmadı. Örümcek kelimesi bile danışanda büyük bir gerginliğe yol acıyordu. Danışanın korkusu her şeyin üstüne çıkıyordu.
  • Bu durumda imgelem imdadıma yetişti. Daha önceki imge terapi seanslarında danışan ne zaman zor duruma düşse, ne zaman kendini kötü hissetse imdadına yetişen bir beyaz kuş vardı. Zor durumlarda bu kuş danışanın omzuna konduğunda danışan kendini çok iyi hissediyordu. Benzer şekilde danışan zor bir durumla karsılaştığında hemen yerden bir papatya bitiyordu. Danışana hayalindeki örümceğe yaklaşmaya çalışırken kuşu ve papatyayı yanına alabileceğini söyledim. Daha önce örümceğe 10 metre bile yaklaşamayan (hayalindeki örümceğe) danışan örümceğin kendi üzerinde gezdiğini ve bundan hiç rahatsız olmadığını hayal edebildi. Kuş ve papatya imgesi terapide doping etkisi yaratmıştı. İmgeler boş hayaller değildir. İmgeler pozitif ve negatif duygular taşırlar ve duygusal-içsel dengemizin sağlanmasında çok önemli görevler üstlenebilirler.

-İmgelem sayesinde terapist ile danışan arasında mükemmel bir rapport kurulur.


-Danışanları anlamamız kolaylaşır, süreç kısalır. Onların hayatını onların penceresinden imgelem sayesinde görebiliriz.

  • Çocuk oyuncak bebeklerle, oyuncak hayvanlarla veya hayali bir arkadaşla (evcil bir hayvan, kardeş veya arkadaşla) oynayarak bir hakimiyet duygusu kazanır. Gerçek yaşantıdan farklı olarak, çocuk oyunda bütün varyasyonları ve yaratıcı çözümleri hayal etmeye çalışır; örneğin, cesareti, gücü ve sihirli güçleri – gereken her şeyi – olan hayali bir kahraman. Bazen, roller tersine olabilir. Dönüşebilir iyileşme olayı neşeli oyundur. Görünüşte sihirli bir şekilde yaşamın değerini yükselten duygular (neşe ve ilgi), duygu krizlerini düzenler ve yeniden şekil verir (Stewart 1987a, 1987b). Sembolik oyunun duygusal acıyı iyileştiren yaratılıştan var olan psikolojik bir sürece dayandığı açık bir şekilde görülür.
  • İmge terapi bir tür yetişkinler için oyun terapidir.
  • Rüyalar da bilinçdışı zihnimizin bize yaptığı bir imge terapidir. REM engellenirse ruh sağlığı tehlikeye girer.
  • Rüya analizinin kuralları ile imge terapinin kuralları aynıdır. Çünkü rüyalar ve imgeler bilinçdışı sistemler tarafından üretilir.
  • Düşüncelerimiz inatçı olabilir zor değişebilir. Duygularımız düşüncelerimizden de daha zor değişir çünkü onlar içimize, üzerimize sinmiştir. Oysa imgelerimiz duygu ve düşüncelerimize oranla çok daha kolay değişirler. İmgelemdeki bu değişim büyük olasılıkla duygulara ve düşüncelere yansır.

EŞİTTİR TEKNİĞİ

  • Sosyal Fobinin Nedeni Nedir?
  • Yanıt İmgesi:   FİL=ZÜRAFA=ZEBRA=KURT
  • İmgelemin başında imgelemi çok kolaylaştıran teknikler
  • 1-Sinemada  olduğunuzu hayal edin. Ancak  hayal bu ya sinemayı izlemenizi sağlayan o cihaz bozulmuş. Bakalım neler izleyeceksiniz? Bir şeyler görmek için kendini zorlayan danışanlarda oldukça işe yarar bir teknik.
  • 2-İmgelem yapmakta zorlanan insanlarla karşılaştığınızda hatırlamakta fayda var:
  • a-En sık yaptığımız ve en severek yaptığımız şeyleri imgelemekte zorlanmayız.
  • b-En sevdiğimiz şeyleri imgelemekte zorlanmayız.
  •  
  •  
  • Çıldırmış Hayaller Tekniği
  • İmgelemede ve hayal kurmada zorlanan danışanlar için kullanabileceğimiz etkili bir teknik var. Bu teknikte danışana şöyle denilir. Sizinle bir yarışma yapalım. Bu yarışmanın adı en çılgın hayali kim kuracak yarışması.Bu hayali kurarken gözler kapalı olmalıdır.
  • İMGELEM SAYESİNDE  HİPNOZA YATKINLIK TESTİNE DE GEREK KALMIYOR
  • İmgelemekte zorlanan bir danışan hipnotik transta da zorlanır. İmgelem gücü çok iyi olanlar hipnoz içinde çok uygundurlar. Bundan dolayı imgelem hipnoza yatkınlık testi olarak kullanılabilir.
  • İmgelem bilinçdışı zihne giden en kısa ve en kolay yoldur.
  • Hayatınızı yöneten şey zihninizdeki görüntülerin ardındaki duygulardır. Gerek bu görüntüler gerek bu görüntülerin ardındaki şeyler değişebilen şeylerdir.
  • “Eğer kendinizi bir şeyi ‘yaparken’ canlandıramazsanız onu ‘yapamazsınız’.” Canlandırırsanız yapmanız kolaylaşır.

İmgelem yeteneği sonradan geliştirilebilir mi?

  • Evet sonradan geliştirilebilir. Bir danışanım hiç kendisinden beklemediğim kadar imgelem konusunda yetenekli idi. Bu yeteneğinin nereden geldiğini ben de sonradan keşfettim.Danışan çocukluğunda kendisi istemediği halde zorla babaannesinin yanına ailesi tarafından götürülüyormuş. Babannesi ruh sağlığı ciddi şekilde bozuk birisiymiş. Aşırı cimriymiş. Örneğin bahçeden dalından kiraz koparıp yediğinde bile babaannesi “niye iki kiraz yedin bir kiraz yetmiyor muydu?” diye sorarmış. Danışanda babaannesi gile zorla götürüldüğü günlerde gözlerini kapatırmış  ve başka yerlerde olduğunu hayal edermiş.Böylece imgelem yeteneği süper bir şekilde gelişmiş.
  • İmge terapi en doğal yoldan sağlıklı olmak için neye veya nasıl bir ortama ihtiyaç duyduğumuzu gösterir. Bu tarz bir iyileşme süreci elbette daha kalıcıdır.
  • Örnek: D.Y’ nin yoğun adet  kanaması. Kalabalık cadde kenarındaki karanlık oda.
  • –        İmgelemin olduğu terapide veya hipnoterapide telkine gerek kalmaz çünkü gerçeğin görüldüğü yerde telkinlere gerek yoktur. İmge terapi gerçeği gösterir. Terapide izleyeceğimiz yaklaşım bu gerçeğe göre şekillendirilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close