Hipnoz İnduksiyonları

Hangi İndüksiyon En Uygun Olur?  
Uygun indüksiyon seçiminde danışanın hangi duyusal
sistemi (primary sensory system) baskın olarak kullandığını bilmek çok önemlidir. Başlıca üç ayrı duyusal system bulunmaktadır. Danışana ne tür bir hipnoz indüksüyonu uygulayacağımızı belirlemeden once danışanın hangi duyusal sistemi kullandığını belirlemek önemlidir.   1-Göresel duyusal sistem 2.İşitsel duyusal system 3.Kinestetik duyusal system.   1-Göresel duyusal sistemi kullanalar: Görsel  duyusal sistemi kullanan danışanlar daha çok görerek yaşayan insanlardır. Onlar için görsellik çok önemlidir.DVD kalitesinden düşük hiç bir video seyretmezler. Divx, Xvid ve avi video formatları onlar için henüz icat edilmemiştir. Danışanınız bir fotoğrafçı, kameraman,mimar ya da ressam  ise büyük bir ihtimalle görsel duyusal sistemi baskın olarak kullanıyordur. Görsel olan danışanlarda gözü sabitleme indüksüyonu daha etkilidir. Gözü sabitleme indüksiyonunda danışana duvardaki yada tavandaki sabit bir noktaya gözlerini kırpmadan bakması istenir.Danışan noktaya bakarken göz yuvarları içerisinde hissttiği yorgunluk danışana hatırlatılırken yorgunluğun artacağı telkin edilir. Gözler iyice yorulduktan sonra artık gözlerinizi kapatabilirsiniz denilir. Gözler kapandıktan sonra da görsel telkinlere devam edilir. Örneğin “şu anda bulunduğunuz sahilde masmavi denizi izlerken….” Migreni olan danışanlarda gözü sabitleme indüksüyonu çok dikkatli kullanılmalı yada kullanılmamalıdır.     2.İşitsel duyusal sistemi kulananlar: İşitsel sistemi kullanan danışanlar doğal olarak dinlemeyi severler adeta dinleyerek yaşarlar. Kulaklıksız pek dolaşmazlar. Konuşmayı severler. İşitsel bir indüksiyonda danışanlardan nefes sesine veya kalp sesine odaklanmaları istenebilir.   Auditory •“As you hear my voice, the voice of your own thoughts will come in and out…” •“Sometimes you will hear my words and sometimes you might hear the sounds around you.”       3.Kinestetik duyusal sistemi kullananlar: Hissetmeyi, dokunmayı, sarılmayı, rahatlığı severler. Sezgileri ile yaşarlar. Tutkulu ve idealist insanlardır. Kinestetik indüksiyona örnek olarak kol kaldırma indüksüyonunu verebiliriz. İndüksiyon esnasında örneğin: “denizen suyunun sıcaklığını kaslarınızda hiissediyorsunuz.” Şeklinde telkinler verilir.   Kinesthetic •“You can feel your hands resting comfortably on your lap.” •“Your breathing will continue in its own natural rhythm, just as with each exhale, you can let go of more and more unnecessary tension…”       Otoriter veya Hoşgörülü (permissive) İndüksüyon   Hipnozu uygulamada veya telkinleri danışanlara sunmada iki ana yol bulunmaktadır. Otoriter yaklaşımda telkinler danışanı komuta eder gibi verilir. Danışana seçenek bırakılmaz. Örneğin: “ gözlerinizi kapaatır kapatmaz derin bir hipnotik trans durumuna geçeceksiniz.” Bu yaklaşımın avantajı hızlı olmasıdır.  Gerek kişilik yapıları nedeniyle gerekse içinde bulundukları durumun aciliyetinden dolayı ,bazı insanlar kendilerine sununalan hipnotik telkini anında alma eğiliminde olabilirler. Bu danışanlar için otoriter yaklaşım uygundur. Ayrıca günlük hayatında yada iş hayatında sürekli emir ve talimatları anında yerine getirmek gibi bir iş ile meşgül danışanlar için de bu yaklaşım tercih edilebilir. Örneğin askerler, hemşireler.   Bu yaklaşımın dezavantajı ise danışan telkinlere uyum sağlayamadığında teknik başarısız olur.   Hoşgörülü yaklaşıma gelince therapist emir vermekten ziyade istek ve hatırlatmada bulunur ve davet eder. Doğal olarak daha nazik bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım kaygılı insanlarda,daha genç insanlarda ve hipnozu ilk defa deneyecek insanlarda daha uygundur. Bu yaklaşım danışana hipnoz esnasında daha fazla control sağlar. Bu yaklaşımda telkin ve telkine yanıt arasındaki sure daha uzundur. Bu yaklaşımın dezavantajı ise danışanın istenilenden daha fazla gevşeyerek doğal uyku durumuna geçmesidir.   Getting direct suggestions A direct (or authoritarian) suggestion is one that gives an explicit instruction to do something. It leaves no room for error in what it asks you to do – for 24 Part I: Understanding Hypnotherapy example, ‘Stop smoking now’ or ‘You have no desire to eat sickly sweet chocolate cake’ – and it really acts as a form of reprogramming. Generally, your hypnotherapist uses direct suggestions if you are trying to give something up or want to make a specific change to a particular behaviour. Convention has it that direct suggestions tend to be used with people who are used to taking or giving orders (such as soldiers, teachers and policemen for example), and with people who have very logical minds (scientists, math- ematicians, chessplayers and so on). However, nowadays this convention seems to have fallen by the wayside, as many therapists use direct sugges- tion with a broad spectrum of people. It’s down to your therapist’s judgement as to which type of suggestion (direct or indirect) is most suitable for you. In ye olden days, direct suggestion was virtually the only approach used in hypnotherapy. Today, most therapists now find only using direct suggestions to be restricting because many other approaches have been developed (as this chapter shows) that complement and enhance their use. Going the indirect route An indirect (or permissive) suggestion is one that allows your unconscious mind to explore a variety of possibilities before coming up with a response. For example, ‘I wonder how soon it will be before you stop eating sickly sweet chocolate cake, and start to enjoy eating the right kind of healthy food you know will help you to lose weight?’ An indirect suggestion induces an expectation of change without explicitly stating it. It also allows your uncon- scious mind to make that change in a way that fully suits you. So why choose this approach over direct suggestion? The answer is simple. Some people find the direct approach threatening, and some people don’t respond to authority very well, for one reason or another. Also, children are typically more responsive to an indirect approach (see Chapter 10 for more on this). Indirect suggestions are seen to be less demanding and seemingly more comfortable to accept. This indirect approach can be restricting, and many therapists now favour a mix-and-match approach when using suggestions.  
 

İNDÜKSİYON ÖRNEKLERİ

Aşağıda verilen hipnoz indüksiyon kalıbı yazarların her ikisininde kullandığı indüksiyon olmamakla birlikte hipnoza yeni başlayan terapistler için uygundur. Bu indüksiyonun özelliği başlıca indüksiyon yöntemlerini bünyesinde entegre etmiş olmasıdır. Bu indüksiyon yöntemi hekim ve psikolog olmayan kimseler tarafından bir başkasına uygulanmamalıdır. Bu indüksiyonu ve diğer hipnoz indüksiyonlarını gerekli hipnoterapi uygulama eğitimi almış hekim ve psikologlardan başkası uygulamamalıdır. Aksi uygulamaların sorumluluğu yazarlara ait değildir.

Danışan rahat bir şekilde yarı yatar yarı oturur pozisyondadır. Tabiki uygulama rahatsız edilmeyeceğiniz loş bir aydınlatması olan bir odada yapılmalıdır.telefonlar kapatılmalıdır.

Şimdi diyaframdan derin bir kaç nefes alarak ve 4 saniye kadar tuttuktan sonra verebilir misiniz?………Çok güzel bu şekilde derin ve yavaş nefeslere şu anda deavm ederseniz çok rahatlayabilirsiniz.

(Danışandan yukarıdaki bir ışık kaynağına (tavandaki ışık uygun olabilir) bakması istenir ve seans aşağıdaki gibi devam eder.)

Bu arada Işığa baktıkça gözleriniz gittikçe yoruluyor. Şu anda gözlerinizde ne hissettiğinize dikkat edebilir misiniz? Belki yorgunlukla birlikte göz kapaklarınızın ağırlaştığını hissediyorsunuz. Yorgunluğun etkisi ile gözleriniz yavaş yavaş sulanmaya başlayabilir….. Fark ettiğiniz gibi artık gözlerinizi açık tutmak gittikçe zorlaşıyor. Şu anda gözlerinizi açık tutmak için çok büyük çaba sarf etmektense gözlerinizi kapatarak derin bir gevşeme deneyimi yaşamaya başlayabilirsiniz.

Şimdi gözlerinizi kapattınız ve rahatladınız. Muhtemelen gözlerinizin önünde az once baktığınız ışığın kalıntıları ve izleri var. Bu ışığın gözlerinizin önünde süzülmesini izledikçe hissettiğiniz rahatlık duygusu artar. Şu anda bu ışığı bir güneş olarak hayal edebilirsiniz. Bu güneşi zihin gözünüzle göreceksiniz. Zihin gözü ile gördüğümüz şeyler ilk etapta biraz sisli puslu olabilir ve giderek netleşmeye canlanmaya başlayabilir. Bu güneş bir kumsalı aydınlatıyor. Tertemiz pırıl pırıl bir kumsal.… Parlayan güneş kumları sıcacık hale getirmiş… Masmavi bir deniz var. ..Şöyle kumların üzerine uzansanız …Bir yandan martı seslerini duyarken diğer yandan denizin kokusunu hissetseniz. Çok huzurlu ve dinlendirici bir yer. ..Kumların üzerinde yeterince dinlendikten sonra sahil boyunca bir yürüyüşe çıkabilirsiniz. İsterseniz ayaklarınız denizin serin ve tuzlu suyu ile ıslanabilir. Yürüyüş boyunca etrafı izleyebilirsiniz. Manzaranın detaylarına dikkat edebilirsiniz. Sahilde yürürken yolunuz bir nehir tarafından kesiliyor. Çünkü orada denize dökülen orta büyüklükte bir ırmak var. Yürüyüşünüze ırmak boyunca devam edebilirsiniz. Irmağı takip ederek bir doğa yürüyüşüne çıkıyorsunuz. Yine etrafı izleyebilirsiniz ve hissedebilirsiniz. Karşınıza sincaplar, tavşanlar, güvercinler, serçeler, bir çok çeşit çiçek ve bitki çıkıyor. Yorulduğunuzda ara sıra çayırların çimenlerin üzerine uzanarak dinlenebilirsiniz. Bu esnada çimenlerin kokusunu toprağın kokusunu içinizde hissedebilirsiniz. Şu an doğada her şey çok yavaş ve sakin tıpkı nefesleriniz ve zihniniz gibi.

Irmak kenarında iki ağaç arasında bir hamak olduğunu görüyorsunuz. Hamağa uzanıyorsunuz. Şırıl şırıl akan suyun sesini dinlerken hamakta uzanıp gökyüzünü seyrediyorsunuz. Gökyüzünü izlemek size özgürlük duygusunu hissettirebilir.

(Bu aşamada progresif kas gevşeme tekniklerine geçilebilir.)

Derin ve yavaş nefeslere devam ettikçe ayaklarınızın kaslarının nasıl gevşediğine dikkat edebilirsiniz. Başparmağınızın ve bileklerinizin kolayca gevşemesini hissedebilirsiniz. Ve şu anda dizlerinizin etrafındaki gevşemenin yukarı doğru yayıldığını hissedebilirsiniz. Gevşeme baldırlarınıza kadar yayıldı. Gevşemeye karın bölgenizde hoş bir sıcaklık eşlik etmeye başladı. Ve aldığınız her nefesle birlikte sırt göğüs ve omuz kaslarınız gevşemeye devam ediyor. Sonrasında elleriniz ve kollarınız ağırlaşmanın getirdiği gevşemenin keyfini çıkarmaya başlar. Gevşeme boyun kaslarınızdan başınıza doğru ilerliyor. Gevşeme yüzünüze ulaştığında yüzünüzde hafif bir serinlik ruhunuzda büyük bir huzur ve sakinlik hissedebilirsiniz. Şu anda alnınızdaki kaslarınızın gevşediğini hissedebilirsiniz.

Gevşemenin etkisi ile alnınızda bir titreşim hissedebilirsiniz. Bu huzur veren titreşimin tüm vücudunuza yayılmasına izin verebilirsiniz.

Yeterince dinlendikten sonra hamaktan kalkarak yolculuğa devam edebilirsiniz. Yolculuğa ırmağın hemen kenarında duran kayık ile devam edebilirsiniz. Yavaş ve sakin bir şekilde kürek çekebilirsiniz. Ara sıra suya elinizle temas ederek suyu hissetmeye çalışınız. İlerledikçe doğanın muhteşem güzelliklerine şahit oluyorsunuz. Her geçen saniye  içinizde yaşama sevinci artıyor. Nehrin hemen kenarında karşımıza bir ev çıkıyor. Bu eve yavaş yavaş yaklaşıyorsunuz. Nasıl bir ev olduğunu keşfediyorsunuz. Tüm detaylara dikkat edebilirsiniz. Örneğin evin bir bahçesi var mı? Varsa bahçede neler var? Evin bir verandası ya da balkonu var mı? Verandada bir salıncak mı var yoksa sallanan bir sandalye mi? Evin manzarası nasıl? Kaç katlı? Ahşap bir ev mi yoksa taş bir ev mi? Ve şimdi de evin içini keşfedebilir siniz. Örneğin salonda neler var. Salonda bir şömine mi yoksa bir soba mı var? Duvarlarda resimler mi var. Evin odalarını gezmeye başlayabilirsiniz. Her yeri inceleyebilir ve hissedebilirsiniz. Tavan arası ve bodrum katı dahil. Tavan arasında belki bir fotoğraf albümü bulursunuz. Eğer bulursanız fotoğraf albümündeki her resmi hissederek dikkatlice inceleyebilirsiniz. Resimler size ilginç duygular hissettirebilir. Tüm albümü baştan aşağıya inceleyebilirsiniz.

Albümü inceledikten sonra salona geçiyorsunuz. Salonda yerde bir kapak olduğunu fark ediyorsunuz. Bu kapa gizli bir odaya açılıyor. Kapağı yavaşça kaldırıyorsunuz. Merdivenlerden aşağıya iniyorsunuz. Gizli odanın ışığını yakıyorsunuz. Gizli odayı da keşfediyorsunuz. İçeride neler var neler yok. Sonra yolculuğa devam etmek üzere evden çıkıyorsunuz. Evden çıktığınızda kapıda sizi bir atın beklediğini görüyorsunuz. At sanki sizi almaya gelmiş gibi size bakıyor. Ata biniyorsunuz. At sanki nereye gideceğini biliyor gibi. İzin verin at sizi istediği yere götürsün.

Bu aşamadan sonra telkin, öneri ve olumlamalara geçilebilir. Telkinlerinizi yaparken negatif duygular ve düşünceleri çağrıştıran ifadelerden ne kadar uzak durursanız o kadar iyidir. Örneğin “başarısız olmak istemiyorum” yerine “başarılı olmak istiyorum” şeklinde telkin cümleleri daha uygundur.

Bilinçdışı zihniniz kelimelerden daha çok hayallere, imgelere ve resimlere aşinadır. Bu bakımdan sözel olarak telkinde bulunmaktansa danışanın uygun zihinsel imgeler canlandırması daha uygun olur. Örneğin ÖSS sınavını kazanacağım şeklinde bir telkindense kendinizi ÖSS sınavını kazanmış olarak imgelemeniz, kendinizi üniversite sıralarında dolaşıyorken zihin gözü ile görmeniz daha uygundur.

Hipnoz sonlandırılmadan önce iki şeye dikkat etmek gerekir:

  1. Hipnoz sonlandırılır iken mümkün olduğu kadar danışan olumlu duygular hisseder iken sonlandırma yapılmalıdır. Bunun nedeni hipnozun sonundaki ruh halinin uzun sure devam edebilmesidir.
  2. Hipnoz sonlandırılmadan once bir sonraki hipnotik trans denemesinin daha kolay ve çabuk olacağı danışana hatırlatılabilir.

Bu fasıl da bittikten sonra danışan gözleriniz açabilir ve normal zihinsel duruma geçebilir. Yalnız danışanı birden bire ayağa kaldırmamanızı öneririz. Oturur pozisyona geldikten sonra normal bilinçlilik moduna geçip geçmediğinden emin olmalıyız.

Eğer danışan hipnotik trans durumuna geçmiyorsa veya geçemiyorsa kendini bir şeylere zorluyor olabilir. Her türlü zorlama gerginlik yaratır ve her türlü gerginlik sizi hipnoz halinden uzaklaştırır.  Gece uyumak için mutlaka 12.00 da uyumalıyım derseniz mutlaka uykunuz kaçar. Çünkü uyumaya kendinizi zorlayamazsınız. Sadece bırakırsınız gider. Zaten zorlamanıza da gerek yoktur. Çünkü self hipnoz bir şey yapma becerisi değildir self hipnoz akışına bırakabilme becerisidir.

Hipnoz durumuna danışanın geçememesinin bir diğer nedeni danışanın söylediklerinize kendini vermeden o anda zihinsel olarak başka şeylerle ilgileniyor olmasıdır. Bunu genellikle dirençli danışanlar veya ikincil kazançları çok yoğun olanlar yapar. Tabi aslında iyi olmayı istemeyen ve inanmayanları da unutmamak lazım.

Obsesif yapıda olan insanların hemen hipnoza kolayca hazır olmadıklarını hatırlatmak gerekir. Benzer şekilde çok şüpheci ve güven duygusu gelişmemiş insanlarda da hipnoz uygulaması başlangıçta zor olabilir. Onlar için hipnozu kolaylaştırıcı yöntemler (burada detayına giremeyeceğimiz) uygulamak gerekir.

Hipnoz yapılmaz. O sadece olur. Hipnoterapist sadece hipnozun olabilmesi için gerekli ortamı ve koşulları sağlamaya çalışır. Ve hipnoz kendiliğinden olur. Danışan hipnoz olmak için  aşırı bir çaba içerisine girerse, kendini zihinsel olarak zorlarsa hipnoz olamaz. 

İndüksiyon sürecinde asla uyku kelimesini kullanmamak gerekir. Çünkü uyku kelimesini kullandığınızda danışan gerçekten gece uykusuna geçebilir. Tabiki bunu istemeyiz ve elbette hipnoz gece uykusu değildir.

Hipnozu derinleştirmek için klasik yöntem olarak danışanın bir merdivenden yada asansörden aşağıya doğru indiğini imgelemesi istenir. Ve her basamakta veya her katta biraz daha derin bir hipnotik transa geçeceği söylenir. Ancak hipnozun derinliği ile hipnoterapinin başarısı arasında bir bağlantı olmadığı için derinleştirme ile uğraşmamayı da tercih edebilirsiniz.

Unutmayınız ki hipnoz ve hipnoterapi hem çok basit hemde insanın eşsizliği düşünüldüğünde çok zor ve karışık bir konudur. Bir hipnoza yatkınlık testinin kendisi bir indüksiyon yada hipnozu derinleştirici olarak kullanılabilmektedir. Benzer şekilde bir indüksiyon da derinleştirici veya yatkınlık testi olarak kullanılabilmektedir.

Hipnoz indüksiyonu esnasında örneğin denizden bahsederken dalga seslerinin olduğu bir müzik işinizi kolaylaştırabilir. Benzer şekilde dere ve orman imgelemi esnasında kuş sesleri ve su sesleri işinizi kolaylaştırabilir. Yalnız ormanlık alanda başına kötü bir şeyler gelmiş bir danışanınız varsa ve hipnoz indüksiyonu için danışandan ormanı imgelemesini istemiş iseniz baltayı taşa vurdunuz demektir. Bu tür kazalardan uzak durabilmek için hipnoza başlamadan once danışan ile müzik ile (new age müzikler, doğa müzikleri)  gevşeme çalışmaları yapabilirsiniz. Böylece danışanın neyi sevip neyi sevmediğini önceden öğrenmiş olursunuz. Ayrıca bu çalışmalar esnasında danışanın imgelem gücünüde test etmiş olursunuz.

Dirençli danışanlarda ve zor vakalarda daha indirect olan aşağıdaki indüksiyon yöntemleri uygulanabilir.

İLETİŞİMSEL HİPNOZ İNDÜKSİYONLARI

Usta birisi iletişimin hemen her aşaması bir hipnotik trans durumuna dönüştürebilir. Bunun bir örneğini  aşağıda görebiliriz:

(Bold yazılmış metinlerde therapist sesinin tonunu biraz değiştirmelidir.)

Daha önce gerçekten güzel kitapları okumayı sevdiğinizi söylemiştiniz… Bende gerçekten güzel olan kitapları rahatsız edilmeyeceğimi bildiğim sessiz bir zamanda okumayı severim…Değişik şekilde düşünmemi, değişik bir şekilde hissetmemi sağlayan kitapları okumayı daha çok severim…Böyle bir zamana sahip olmak aslında oldukça lükstür. Sessizce oturmak…ve yapacak hiç bir şeyiniz yoktur…derince gevşeyebileceğim bir zaman…çoooook rahat bir şekilde oturmak…ve sizde bunun nasıl bir şey olduğunu bilirsiniz…ve aslında sessizce oturmak çok kolaydır… sadece düşünürsünüz…Kitaplar yararlı bir şekilde kendinizi değiştirmeyi sağlar.

(Burada ben dilinden başlayan diyaloğun sen diline geçtiğini ve bundan sonra öyle devam ettiğine dikkat ediniz.)

Zihniniz öğrenme ile büyük bir haz alırken vücudunuz her sayfayı çevirmeniz ile birlikte daha da rahatlar… yavaş yavaş zamanın nasıl geçtiğini algılayamamaya başlarsınız…Sonrasında dışarıdan gelen seslere dikkat etmemeye başlarsınız…Etraftaki insanların sesleri zihninizden gittikçe uzaklaşmaya başlar…O an sizin için sadece kitap vardır…O an sadece düşünceleriniz ve duygularınız vardır. Müthiş bir şekilde gevşediniz ve rahatladınız…Şu anda kendi düşüncelerinizle ve rahatlık ve huzur duygunuzla baş başasınız. Ve tabiki siz ne demek istediğimi biliyorsunuz…Okumaya devam ederken bir ara gözlerinizi kapatırsınız ve kendinizi bir gündüz rüyasının içerisinde bulursunuz.

NEGATİF TELKİN YOLU İLE İNDÜKSİYON

Bazi insanlar kişilik yapısından dolayı ne derseniz tersini yapma eğiliminde olurlar. Bu inatçı kişilik yapısında birisi hipnozuda hipnoterapist ile giriştiği bir güç ve kontrol mücadelesine dönüştürebilir. Bundan dolayı terapist ne derse tersini yapma eğiliminde olabilirler. Therapist siyah derse onlar beyaz derler. Ödipal çatışmaları olan insanlarda da hipnoza karşı benzer dirençler görülebilir. Bu yapıda insanlar hipnozu hem istiyorum hem de biraz istemiyorum durumundadırlar. Böyle bir durumda veya pozitif telkinlerle normal yollardan hipnoz indüksiyonu gerçekleştirilemez ise negative indüksiyon yöntemi aşağıdaki gibidir (Yapko, 2003)

Buraya yardım almaya geldiniz çünkü kendinizi kötü hissediyorsunuz veya hissetiğiniz şekli beğenmiyorsunuz…ve değişik hissedebilirsiniz…fakat bunu bilmenizi henüz şimdilik bekleyemem… Muhtemelen şimdi söyleyeceğim her şeyi red edeceksiniz…Şu anda beni veya başka birisini dinlemek zorunda değilsiniz…istediğiniz her şeyi red edebilirsiniz…özelliklede inandığınız şeylerden çok farklı bazı şeyler söylersem…Buraya gelir gelmez hemen her şeye hazır olmanız ve hemen dinlemeye ve öğrenmeye başlamanız beklenemez… En azından şimdilik…Ve şimdilik anlamlı bir şekilde değişmeniz beklenemez. ..Bu yüzden şu anda beni dinlemeniz gerekmiyor…Bu yüzden oturduğunuz sandalyede kıvranmaya devam edebilirsiniz. Şimdi ve burada gevşemenizi istemiyorum…Bu yüzden kaslarınızın gevşemesine asla izin vermemelisiniz. Gözleriniz çok çok yorulsada gözlerinizin kapanmasına izin vermeyiniz… Bazı insanlar beni dinlemek zorunda olmadıklarını bildiklerinde çok iyi hiissederler…Şu anda değişmek için size sunulan fırsatları dinlemek zorunda değilsiniz…Ve şu anda derin bir gevşeme haline ulaşmak zorunda değilsiniz…Çünkü daha iyi hissetmeye başlayabilirsiniz….

Şeklinde devam eder gider.

Yukarıdakine benzeyen negatif bir indüksiyon hipnozu kendi özgür  iradesi ile hipnozu istemediğine karar vermiş insanlara uygulanmamalıdır. Hipnoza dirençli olan, hipnoz konusunda tereddütü olan insan başkadır hipnozu kendi özgür iradesi ile red eden insane başkadır.

EL KALDIRMA İNDÜKSİYONU
 
 
 
 Milton Erickson’un çok bilinen ve bir çok kaynakta yer alan el kaldırma indüksiyonu (Hipnozu başlatma tekniği) aşağıdadır:
 
 Sandalyenizin arkasına yaslanabilir ve dizlerinizin üzerine koyduğunuz ellerinize dikkatinizi vererek gevşeyebilirsiniz (Hipnoterapist pozisyonu gösterir. Her iki el bacakların üzerine konulmalıdır ve eller birbirine değmemelidir.) Şimdi parmak uçlarınızdaki gevşemeyi hissederseniz bu durum size daha önce yaşadığınız benzer duyguları çağrıştırabilir.)
 
 Bu noktada ilave edilebilecek opsiyonel telkinler: Şimdi elleriniz dizlerinizin üzerinde dinlenirken 3-4 derin nefes alabilirsiniz. Bunu yaptıkça ne olduğuna dikkat ediniz. (Danışan derin nefesler aldıkça terapist konuşmasına ara verir. Nefes aldığınız sırada ellerinizin kendiliğinden hafifçe yükseldiğini ve tüy gibi hafiflediğini fark ediniz. Ellerinizi izlemeye devam ettiğinizde (Bu cümle nefes almayla eş zamanlı söylenir) hangi elinizin daha fazla hafifleyeceğini merak edebilirsiniz. Elinizdeki ilginç algılamaya dikkat ederken ellerinizden biri hafifleyecek. (Nefes almayla eş zamanlı olarak söylenir).
 
 Elbisenizin kumaşının dokusunu parmaklarınızla hissetmeye devam ettiğinizde sanki elinizin daha da hafiflediğini hissedeceksiniz. Gerçekten hangi elinizin daha önce hafiflemeye başlayacağını bilmiyorum. (Hipnoterapiste açıklama: Sorduğunuz soru eğer eliniz hareket ederse sorusu değildir. Sorduğunuz soru hangi parmak hareket edecek sorusudur).
 
 Belki baş parmağınız belki işaret parmağınız belki de diğer parmaklar hareket etmeye başladıkça bileğiniz yukarıya kalkmaya başlayacaktır. Bileğiniz kalktığı sırada dirseğiniz de bükülebilir. Dirseğiniz bükülürken bileğiniz yükseliyor………….ve daha da yükseliyor. (Bu cümle nefes alış ile eş zamanlı olarak söylenir. Ve eliniz yükselirken göz kapaklarınız elinizin yükselişiyle bağlantılı olarak düşmeye başlar. Ve eliniz gittikçe yükselirken muhtemelen dirseğiniz yükselecek bu yüzden eliniz yüzünüze yaklaşır. Eliniz yüzünüze yakınlaştığında siz derin bir nefes alıp gözlerinizi kapatıp transa geçinceye kadar elinizin hareketi yavaşlıyor.
 
 Eliniz yavaşça yüzünüze doğru hareket edebilir ancak eliniz yüzünüze dokunana kadar transa girmeyeceksiniz.
 

HİPNOZ İNDÜKSİYONUNDA SORULAR
 
 
 
 Erickson’a göre terapist bilincin yanıtlayamayacağı bir soru sorduğunda danışanın bilinçdışı araştırma süreci başlıyordu. Bu tür sorular bilinçaltı süreçleri aktive ederek hipnoz davranışının esası olan otonom tepkileri aktive eder. Aşağıda bir seri soru ile hipnozun başlatılmasını izleyeceksiniz.
 
 
 
 Gözü Sabitleme Tekniği:
 
 
 
 1-) Gözlerinizi rahatça sabitleyeceğiniz bir yer bulabilir misiniz?
 
 2-) Bir süre için oraya sabit bakmaya devam ederseniz göz kapaklarınız kırpışmaya devam eder mi?
 
 3-) Göz kapaklarınız beraber mi kırpışacak yoksa ayrı ayrı mı?
 
 4-) Yavaşça mı hızlı hızlı mı?
 
 5-) Göz kapaklarınız birden bire mi kapanacaklar yoksa titreye titreye mi?
 
 6-) Siz rahatladıkça göz kapaklarınızda kapanmaya devam edecek mi?
 
 7-) Bu iyi sanki farklı bir uykuya dalar gibi rahatlığınız arttıkça gözleriniz kapalı kalmaya devam edecek mi?
 
 8- Bu rahatlık daha devam edebilir mi ve bu yüzden gözlerinizi açmayı deneyebilir misiniz?
 
 9-) Veya gözlerinizi açmayı dener ve açamadığınızı görmeyi mi tercih edersiniz? (Erickson & Rossi, 1979 s.29)
 
 

KONFÜZYONEL TEKNİKLER (KAFA KARIŞTIRICI ve ŞAŞKINLIK YARATICI TEKNİKLER)

Konfüzyonel teknikler oldukça kompleks tekniklerdir çünkü kafa karıştırıcıdırlar. Bu teknikleri uygulamak ustalık ister (Yapko,2003). İnsanlar kafa karışıklığını sevmezler. Konfüzyon hoş olmayan içsel-zihinsel bir durum yaratır ve sonrasında insan konfüzyonu çözmek için çaba sarf etmeye başlar. Konfüzyonel teknikler danışanın her günkü mental setlerini kesintiye uğrattığı için telkinlerin kabul edilmesi kolaylaşır. İnsanoğlu zihinsel olarak bir olayı veya olguyu açıklayamayacak kadar konfüzyon yaşadığında, genellikle kendisine dışarıdan sunulan açıklamaları (hipnozda bu açıklamalara telkinler diyoruz)  kabul etme ihtimali artar. Çünkü insane beyni belirsizliği ve kafa karışıklığını sevmez. Beyin belirsiz bir durumda kalmaktansa yanlış ta olsa bir açıklamaya inanma ihtiyacı hisseder. Bir şey hakkında ne kadar eminseniz o şeye karşı davranışlarınız o kadar zor değişir. Konfüzyonel tekniklerin yarattığı belirsizlik değişimin mayası gibi çalışmaktadırlar.

Konfüzyon belirsizlik yaratarak değişimin yoluna asfalt döşemektedir. Çünkü insanlar konfüze olduklarında once bir dururlar ve hemen  sonrasında iç dünyalarına odaklanarak içsel bir araştırma süreci başlatırlar ki bu fenomene de kendiliğinden oluşan bir hipnoz denilebilir (Yapko, 2003). Aynı zamanda konfüzyon durumunda danışanın bilinçli zihni konfüzyonu yok etmek için yoğun bir uğraşı içine girince bilinçdışı zihin daha fazla telkine açık hale gelir.

Konfüzyonel teknikler  danışanın modellerini (zihinsel setlerini) kesintiye uğratan stratejiler.

Bu stratejinin başlıca özelliği kişinin rutin haline dönüşmüş olan tepkilerini, düşüncelerini, davranışlarını ve duygularını kesintiye uğratmasıdır. Eski zihinsel settler ve modeler kesintiye uğratılınca yeni olan modelleri benimsemek kolaylaşır.

Milton Erickson Konfüzyonel teknikleri büyük bir başarı ile uygulamaktaydı. Ancak günümüz Türkiye’sinde konfüzyonel teknikleri belirgin şekilde kullandığımızda danışanlar muhtemelen şöyle diyeceklerdir: “Psikolojik sorunlarım vardı. Kafamda oldukça karışıktı. Bir psikoterapiste gittim. Psikoterapist konfüzyonel teknikleri kullandığı için kafam daha da karıştı.” Bu bakımdan konfüzyonel teknikler büyük bir dikkatle uygulanmalıdır. Amacın mental setleri kesintiye uğratmak olduğu unutulmamalıdır. Ne tür bir konfüzyon ne tür bir zihinsel seti kesintiye uğratır konusunda dikkatli ve deneyimli olunmalıdır. Danışanın her türlü zihinsel seti elbette konfüzyon ile kesintiye uğratılmamalıdır.

ŞAŞKINLIK YARATMAK
 
 Erickson’un hipnozu elde etmede veya telkin vermede kullandığı başka bir teknikte şaşkınlık yaratma tekniğidir. Erickson kelimelerle oynayarak, danışanlara algılayamayacakları ve işleyemeyecekleri kadar bilgi vererek ve danışanın sorularına alakası olmayan cevaplar vererek bir şaşkınlık hali meydana getirirdi. Bunun bir çok amacı vardır. Başlıcaları aşağıdaki gibidir:
 
 ¤ Rakibi şaşırtmak her zaman sporcunun işini kolaylaştırır. Psikoterapide sonuçta bir mücadeledir.
 
 ¤ Bir konferans esnasında konuşmacı sürpriz ve şoklarla dinleyenlerin dikkatini tam olarak toplayabilir. Şaşkınlık durumu danışanın tüm dikkatini toplamasına yardım eder.
 
 ¤ Her şok ve sürpriz durumu danışanı bir içsel araştırma sürecine yöneltir. Danışanın bilinçaltı yanıtı bulamadığında terapistin soru sayesinde açılan boşluğu telkin ve yanıtla doldurma şansı olur.
 
 ¤ Şoklar ve sürprizler otonom tepkilerin başlatılmasına neden olur. (Erickson & Rossi 1979 s.36). Bir şok veya sürprizle karşılaştığımızda acele ile bir şeyler yaparken adeta bilincin kontrolü devreden çıkarak en doğal tepkilerimizi otonom sistemlerimiz sayesinde veririz.
 
 ¤ Bu türde bir şaşkınlık, geçmişin o ana taşınmasının önüne set çeker.
 
 ¤ Az önce düşünülen ve konuşulan konu unutulur.
 
 ¤ Danışanda meydana getirilen şaşkınlık duygusu beraberinde uygunsuzluk beceriksizlik duygularını da getirerek danışanın dirençlerini kırar.
 
 ¤ Şaşırmış insan beyni önüne ilk konulan teklifi kabul etme eğilimindedir.
 
 Erickson çocukları şaşırtmak için aşağıdakine benzer sorular sorardı:
 
 – Bugün havanın rengi ne?
 
 – Evli misiniz?
 
 – Filler ne kadar yükseğe zıplayabilirler?
 
 Sokakta ağlayan boyacı bir çocuk görmüştüm. Bu soruları sorduktan beş saniye sonra çocuğun ağlaması kesilmiş, sinsi sinsi bana bakıyordu. Herkesin muhtemelen yapacağı gibi bu çocuğa ağlama deseydim hiç bir yararım olmayacaktı. En azından bir süre o çocuğun gözyaşlarını dindirebilmiştim.
 Erickson’un çocuklarından biri oynarken yere düşer ve bir yeri kanamaya başlar. Erickson çocuğuna şöyle söyler, ” Hadi kanının ne kadar kırmızı olduğuna bakalım. OOOO senin kanının oldukça parlak kırmızı bir rengi var. Demek ki sen çok sağlıklı bir çocuksun.” Erickson’un bu konuşması çocuğa o anki acısını unutturmuştur. Ayrıca bu sözler çocuğa düşmeden dolayı önemli bir zarar görmeyeceği telkinini gizlice vermektedir.
 Erickson şaşırtma yöntemine başka bir örnek verir. Ağlayan bir çocuk gördüğünde “Hadi görelim bakalım hangi gözünden daha fazla yaş gelecek.” Tüm merakı gözlerine yöneleceğinden az sonra çocuk ağlamayı keser.
 Yine yaralı bir çocuk gördüğünde Erickson ” Çok merak ediyorum acı 40 saniyede mi yoksa bir dakikada mı yoksa hemen şimdi mi bitecek?” der. Erickson’un bu sözlerinin içinde” acı şimdi duracak” şeklinde gizli bir telkin vardır.

HİPNOZ SEANSINI SONLANDIRMA

Seansı sonlandırırken klasik yöntem olan 10’a kadar geri sayacağım sıfır dediğimde hipnozdan çıkacaksınız yöntemini kullanmamanızı öneririz. Bunun yerine danışana “hazır olduğunuzda gözlerinizi açarak kendi kendinize hipnozdan çıkabilirsiniz” yaklaşımı danışana daha fazla özgürlük duygusu hissettirecektir. Ayrıca nasıl ki danışanın kendisi hazır olduğunda hipnoz durumuna girmesi uygun ise yine hazır olduğunda çıkması en uygundur.

“Parmağımı şıklattığımda hipnozdan çıkacaksınız” şeklinde bir yaklaşımı da hiç önermiyoruz. Çünkü parmak şıklatma hareketine tepki vermesini bir insandan beklemek aşağılayıcıdır. Uşaklar veya köleler parmak şıklatma hareketine tepki verirler.

Sonuç olarak en uygun hipnozu sonlandırma şekline bir örnek verebiliriz:

Kendi kendinize hipnoz durumunuzu sonlandırabileceğinizi biliyorsunuz. Bu rahatlık durumunu (hipnoz) tamamladığınızda, hipnozu sonlandırmaya kendinizi hazır hissettiğinizde, gözlerinizi açarak şimdi ve buradaya rahatlamış bir şekilde dönebilirsiniz.

İNDÜKSİYON İÇİN UYGUN ZAMAN

Bazı terapistler hipnoz seansına başlamadan once danışan ile güçlü bir rapport ilişkisi ve töropatik uyum sağlamak amacı ile bir çok seans yapılması gerektiğini savunurlar. Bazı klinisyenler ise hipnozun kendisi rapportu ve töropatik uyumu hızlandırdığı için hipnoz seansı öncesi çok fazla sayıda terapiye gerek olmadığını düşünüyor. Bizde hipnoza çok  yatkın kişilerde hipnoz seanslarına erken başlamanın bir sakıncası olduğunu düşünmüyoruz. Ancak her insanda acele etmek, her insanın hipnoza hemen hazır olduğunu düşünmekte hatalı bir varsayım olur. Bazı insanların ilk once hipnoza kademeli kademeli yaklaşmaları gerekir. Çünkü bazı insanlar ani değişimi sevmez. Bu bakımdan ani değişimi sevmeyen bu insanların once ısınma hareketleri yapmaları gerekir. Hipnoz söz konusu olduğunda en iyi ısınma hareketleri imgelem ve gevşemedir.

Hipnoz için gelen hastaların çoğu ilk seansta hemen uygulamaya hazır değildirler. Çünkü onların güven duymaları biraz zaman alabilir. Önce terapistlerini tanımaları gerekir. Bu yüzden ilk seanslara hipnozla başlamak yerine imgelem ve gevşeme ile başlamak danışanlara terapiste güven duymaları için gereken zamanı kazandırır.

-Hipnozu uygulamak için acele ederseniz neler olur? Örneğin hipnozu danışanınıza ilk seansta uygulamaya kalkıştınız. Ama danışan bir türlü hipnoz durumuna geçemedi. Bu durumda danışan durumu şöyle tarif eder:BENİ UYUTAMADIJ

Oysa ilk seanslarda hipnoz ile başlamaz da gevşeme ve imgelem ile başlarsanız bu sefer danışan durumu şöyle tarif eder: Bir türlü kendimi rahat bırakamadım. Bir türlü gevşeyemedim. Hipnoz olabilmem için gevşemeyi ve kendimi rahat bırakmayı öğrenmem gerekiyor.

Sonuç olarak hipnoz ve hipnotik trans durumuna giden yolda imgelem ve gevşeme iyi bir araç olur. Çünkü:

1-İmgelem hipnoza yumuşak geçiştir.

2-İmgelem hipnozun kapısıdır.

3-İmgelem yeteneği zaten olan insanların hipnoza çok yatkın oldukları bilinir.

4-İmgelem yeteneğini sonradan geliştiren insanların hipnoza yatkınlıklarınında geliştiği bilinir.

5-İmgelem yöntemleri ile klasik hipnozu uygulamadaki zorlukları yok etmek çok kolaydır.

-Hipnotik trans durumunu oluşturmanın bin bir türlü farklı farklı yolu var. Ancak hipnotik trans durumunu oluşturamamanın tek bir yolu var. O da hipnotik trans durumuna geçmek isteyen danışanın hipnoza girmek için kendini zorlamasıdır. Obsesif kişilkte insanlar ve OKB liler her daim kendilerini bir şeylere zorladıkları içindir ki başlangıçta hipnotik trans durumu onlar için zordur. Bu bakımdan zor vakalarda ilk seanslarda hipnozla değilde imgelem ve gevşeme ile uygulamalara başlamak zor vakaların hipnoza olan dirençlerini kırar. Çünkü imgelem ve gevşeme modunu geçmeyi danışanların öğrenebilmesi için ilk once kendilerini zorlamamayı ve dolayısı ile gevşemeyi öğrenmeleri gerekir.  

HİPNOZA ve TERAPİYE DİRENÇ

Hipnoza Direnç

Direnç terapinin amaçlarını gerçekleştirmenin önündeki her türlü engeldir. Bazı insanlar hipnozu, terapiyi ve değişimi isteyebilirler fakat bilinçdışı düzeyde tüm bunlardan korkabilirler. Hipnoza direnç bir çok farklı şekilde gözlemlenebilir. Örneğin danışan hipnoza girse de telkinlere direnebilir. Kendisine telkin edilen şeylerin tersini yapabilir. Örneğin danışana mümkün olduğunca kıpırdamaması söylenir ancak danışan tersini yapabilir. Direncin işareti olabilecek diğer davranışlar ise gülmek, gereksiz sorularla süreci bölmek, gereksiz öksürmek, terapiste karşı pasif agresif bir tutum sergilemek olarak sıralanabilir. Bunlara benzer tepki ve davranışlar her zaman ortada bir direnç olduğunu göstermez.

Hipnoza direncin bir çok farklı orijini bulunabilir. En çok karşılaşılanı hipnozda neler olacağını danışanın bilmemesidir. Danışan hipnoz durumunun doğası hakkında bilgilendirilmemiş ise danışan hipnoz durumunun kendisinden korkabilir ve bu durumda direnç ile sonuçlanır. Bir insane hipnoz durumuna geçtiğinde iradesi dışında şeyler yapabileceğine inanıyorsa, hipnoz durumunda therapistin kontrolüne gireceğine inanıyorsa, her türlü sırrını hipnoz durumunda ifşa edeceğinpe inanıyorsa elbette hipnoz durumunu deneyimleyemez.

Terapiye Direnç

Terapiye direncin ana nedeni değişim korkusudur. Terapiye direncin işaretleri aşağıdaki gibidir:

Randevulara gelmeme veya sık sık geç gelme veya randevuları çok sık iptal etme.

Sık sık saate bakma.

Sık sık söz kesme.

Aşırı bir kooperasyon gösterme

Terapiste uygunsuz hediyeler sunmak

Terapistten çok özel isteklerde bulunmak

DİRENÇLERLE ETKİLİ ŞEKİLDE BAŞ ETME

Dirençlerle baş etme konusunun üstadı Milton Erickson’dur. Erickson’a gore danışanların dotonomi hissini kazanabilmeleri için direnmeye ihtiyaçları vardır. Bu yüzden Milton Erickson danışanlarına çoğunlukla aynı anda iki şey telkin ederdi. Telkinlerden biri danışanların direnç göstermesi için onlara sunulurdu. Danışanlarda telkinlerden birine direnç gösterirlerdi ama diğerini kabul ederlerdi. Bazı insanlar otoriteye baş kaldırmadan kuzu kuzu kendilerine her söylenileni yapmazlar. Milton Erickson bu yapıda insanlara baş kaldırabilmeleri için de fırsatlar sunardı. Çünkü insanların otonomi ve bağımsızlık ihtiyacına saygı duyardı.

Danişanlarin hipnoza ve terapiye yönelik her türlü dirençlerini terapist kabul eder ve uygun şekilde kullanabilir.

Bir danışanımız hipnoz öncesi yaptığımız gevşeme çalışması esnasında koltukta kendisine pantolonunun battığını söyleyerek sürekli hareket ediyordu. Bir insane pantolunu batar mı? Eğer o esnada ihtiyacınız gevşememek, rahatlamamak ve hipnoza girmemek ise pantolununuzda batabilir dünyanın en yumuşak şeyi de batabilir. Bu danışanda izlediğimiz strateji direnci Kabul etme ve onu olumlu  şekilde kullanma stratejimiz şu şekilde olmuştur:

-Evet şimdi pantolonunuzun batma hissine yoğunlaşalım. Pantolonun size batması nasıl bir duygu. Bu duyguya yoğunlaşırsanız hipnoza daha kolay geçersiniz.

Dirençler daha ortaya çıkmadan onları yok etmenin bir tekniği bulunmaktadır. Bu tekniğe “Tüm ihtimalleri kapsama” denilmektedir. Bu teknikte telkinler özel bir içeriği kapsamazlar. Eğer telkinler danışandan  spesifik bir şey talep etmeden tüm ihtimaalleri kapsar ise, danışanın telkine yanıtı ne olursa olsun sorun ve direnç ortaya çıkmaz.

Örneğin therapist danışanın elinde hissettiği ısıyı telkinler ile arttırmak istiyordur. Ancak bunu “Şu an elinizde hissettiğiniz ısı artacak” şeklinde direk telkinlerle değilde aşağıdaki gibi söylerse tüm ihtimalleri kapsama tekniğini kullanmış olur.

Bir elinizde hissettiğiniz ısıya dikkat edebilirsiniz. Aldığınız her derin ve rahatlatıcı nefes ile birlikte bir eliniz ısınabilir veya soğuyabilir veya ısı değişmeyebilir.

Tabiki bu durumda ısının artaması, azalması ve değişmemesi şeklinde üç ihtimal bulunmaktadır ve yukarıdaki telkin her üç ihtimalide kapsadığı için ortaya çıkabilecek direnç önceden yok edilmektedir.

Dirençlerle etkili şekilde baş etmenin bir yoluda danışanları direnmeye davet etmektir. Bir insanı direnmeye davet ettiğinizde o insanı direnmeye direneceği için kooperasyon gösterir.

Sonuç olarak bir çok insan “bunu böyle yapacaksın” şeklindeki kesin ve otoriter emirleri sevmez ve direnç gösterirler. Bazı insanlarda ne kadar otoriter ve direk olursa olsun hemen hemen her türlü telkini almaya hazırdırlar. Bu insanlarda da dolaylı olmaya gerek yoktur olnlara telkinler direk olarak verilebilir.

UYGULAMALAR ESNASINDA DİKKATLİ OLUNMASI GEREKEN DURUMLAR

Uygulamalar esnasında danışankendiliğinden meydana gelen bir abreaksiyon durumu yaşa ise danışana ne hissettiğinin sorulmasında bir sakınca yoktur. Böyle bir durumda therapist abreaksiyon sürecine izin vermelidir ancak gerektiğinde destekleyici ve koruyucu telkinler vererek sürecin makul bir sürede tamamlanmasını sağlamalıdır. Abreaksiyonun yavaş, sakin ve emin bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak amacıyla therapist sakinleştirici telkinleri sakinleştirici bir ses tonuyla yapmalıdır. Abreacsiyonun getirdiği duygusal deşarjdan sonra ortaya çıkan duygusal özgürlük duygusu danışana geçmişteki travmalar hakkında yeni bakış açıları kazandırı. 7

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close