Hipnotik Fenomenler

HİPNOTİK FENOMENLER

Tüm hipnotik fenomenlerin ortak özelliği bir hipnoz seansında kendiliğinden veya bir telkinin sonucu telkine tepki olarak ortaya çıkabilmeleridir. Bir çok insanın hipnoz durumuna geçse bile bazı hipnotik fenomenler (örneğin yaş geriletmesi ve analgezi) elde edilemez. Ancak töroptik amaçlar için yeterli olacak kadar hipnoz durumuna bir çok kimse rahatlıkla geçebilir.

DİSOSİYASYON

Herhangi bir durumda belirli bir aktiviteye odaklanarak aynı durumda diğer aktivitelerden zihinsel olarak uzaklaşabilme yetisi ve yeteneğidir. Örneğin aynı anda iki müzik çaldığını düşünelim. Bir müziği neredeyse hiç duymayacak diğer bir müziğe kendinizi verebiliyorsanız Disosyasyon yeteneğiniz çok büyük olasılıkla çok iyidir.

Disosyasyon hipnotik fenomenler arasında en önemlilerindendir. Disosyasyon ne kadar belirgin olursa kişinin hipnotik trans deneyimi de o kadar belirgin olur. Gevşeme sağlamadan hipnoz durumu sağlanabilir. Ancak hipnozdan söz edebilmek için mutlaka bir disosyatif durum olması gerekir.

İnsanlar kendi kendilerine yardım etme konusunda kendilerinin bile haberdar olmadıkları kaynaklara genellikle sahiptirler. Bu kaynaklar genellikle kişiden disosiye olmuş vaziyettedir. Bu bakımdan iyileşme sürecinde Disosyasyon çok önemli yer tutar (Yapko,2003).

Disosyasyon fenomeni “Bir parçanız……………yı deneyimlerken diğer bir parçanız………………yı deneyimleyebilir.” Şeklinde bir direkt telkinle dososyasyon sağlanabilir. “Hissediş olarak 6 yaşlarına doğru geriye giderken, zihninizin diğer kısımları şimdi ve burada kalabilir” cümlesi de disosyasyon telkinine bir  örnektir.

Milton Erickson’un bu konuda kullandığı meşhur bir teknik vardır. Bu tekniğe hiçbir yer tekniği denilir (Zeig,1980).Bu teknikte zihnin bir tarafı hiçbir yer denilen bir yere yönlendirilirken, zihnin diğer tarafı şimdi ve burada kalmaya yönlendirilir. Bu teknik şu şekilde uygulanır:

O şekilde otururken bir parçanızın burada olduğunu hatırlamak çok kolaydır. Ancak zihninizin geriye kalan kısımları bir yolculuğa çıkabilir ve gerçekten nereye gittiğinizi bilemeyebilirsiniz. Belki hiçbir yerin tam ortasınızdır. Orada yer ve zaman yoktur. Orada sadece benim sesim ve sizin düşünceleriniz var olabilir. Buraya hiçbir yer diyebiliriz. Hiçbir yer bulunmak için güzel bir yerdir. Çünkü başka hiçbir yer bu hiçbir yer kadar özgür bir yer değildir. Sonuçta her zaman, bir şekilde bir yerlerde olmak zorundasınızdır. Ama şimdi değil. Hiçbir yerde olmak sizce de çok keyifli değil mi?

Danışan farkındalığını “burada” ve “orada” şeklinde ikiye bölebiliyorsa Disosyasyon gerçekleşmiş demektir.

HALLÜSİNASYONLAR

Halüsinasyonlar pozitif ve negatif olmak üzere ikiye ayrılır.halihazırda olmayan bir şeyi algılamak (5 duyu ile) pozitif halüsinasyon olarak isimlendirilir. Negatif halüsinasyon ise halihazırda olan bir şeyi beş duyu ile algılayamamaktır. Tüm diğer hipnotik fenomenler gibi halüsinasyonlar bir hipnoz seansı esnasında kendiliğinden ortaya çıkabildiği gibi telkinle ortaya çıkarılabilir veya çıkartılamayabilir. Bu konuda terapistin dikkatli olması gereken nokta şudur: Halüsinasyonu olan bir insanı örneğin uzaylılar tarafından kaçırıldığını iddia eden bir insanı ele alalım. Hipnotik trans durumunda bu halüsinasyonlarını zihninde daha net canlandırabildiği için, uzaylılar tarafından kaçırıldığına daha fazla inanmaya başlayabilir. Bu konuda terapist çok dikkatli davranmalıdır.

Spanos, Flynn ve Gabora (1989) düzenledikleri bir deneyde hipnoza çok yatkın 45 deneğe gözlerini açtıklarında hala hipnozda kalacakları ve önlerinde bomboş beyaz bir kağıt görecekleri telkin edildi. Deneklerin önüne bomboş beyaz bir kağıt değil de, üzerinde çok büyük yazı ile 8 yazılmış bir kağıt konuldu. 45 denekten 15’i kağıdı boş gördüklerini bildirdi. Denekler hipnoz durumundan çıkarıldıktan sonra başka bir uzman deneklerin gerçekten ne gördüğünü sorguladı. Uzman deneklerden gerçekten ne gördüklerini çizmelerini istedi. 15 denekten 14’ü kağıt üzerine 8 yazdı.

Bu deneyden şu sonuçlar çıkarılabilir:

1- Hipnoz durumu büyük olasılıkla aslında negatif halüsinasyonlar ürettirmiyor. Ancak insanlara cevabı evet olan bir soruya hayır dedirtebiliyor.

2-Hipnozla hiçbir şey hokus pokus yaparak yok edemezsiniz. Yaşanmış her şey beynin bir yerlerinde mutlaka kalır.

YAŞ GERİLETMESİ (AGE REGRSSION)

Yaş geriletmesi bir insanın hipnotik trans altında yaşamının belir bir dönemine zihinsel olarak geri dönmesidir. Bu geri dönmenin amacı geçmişe ait bazı olayları hatırlamak olabilir. Ancak bilimsel araştırmalar göstermektedir ki hipnoz durumunda hatırlanan her şey doğru olmak zorunda değildir. Evet hipnoz durumunda insan hafızasını biraz daha net kullanabilir. Bu doğrudur. Ancak hipnoz durumunda artan hayal gücü sayesinde, insanlar olmamış şeyleri de, sanki olmuş gibi hatırlayabilirler. Sonuç olarak hipnoz hatırlama ihtimalini arttırır ancak yanılma payını da arttırdığı için hipnozdaki hatırlamanın önem olarak normal hatırlamadan pek bir farkı kalmaz.

Yaş geriletmesi esnasında insanlar çocukça konuşabilir, çizdikleri resimler çocukça olabilir. Hatta ve hatta emme refleksi ve babinski refleksi bile gözlemlenir. Tüm bunlara rağmen kişinin o yaşa tamamen geri gittiğini söyleyemeyiz. Çocukluğunu Almanya’da geçirmiş bir insana hipnozda yaş geriletmesi uyguladığınızda birkaç kelime Almanca hatırlasa bile eğer günlük hayatta Almanca konuşamıyor ise yaş geriletmesi esnasında da Almanca konuşamayacaktır. Bu bakımdan yaş geriletmesi fenomeninde aslında bir yaş gerilemesi söz konusu değildir. Söz konusu olan beynin geçmişe doğru yaptığı kaliteli ve etkili bir yolculuktur.

Yaş geriletmesi fenomeninin hipnoterapistler tarafından kullanılmasının bir nedeni de travmatik bazı deneyimlere geri dönerek katarsis sağlandıktan sonra travmatik olayın yeniden çerçevelenmesini (reframing) sağlamaktır. Burada yapılan işlem eski anıya yeni ve daha doğru bir anlam yüklemektir. Eski anıya yeni ve daha doğru bir elbise dikmek elbette hislerimizi ve düşüncelerimizi etkileyerek psikolojimizi değiştirir.

Yaş geriletmesi konusunda danışana “Şimdi 7 yaşındasın” şeklinde çok fazla direk bir telkinde bulunmaktansa daha kolaylaştırıcı teknikler kullanılabilir. Örneğin imgelem tekniklerinden yararlanarak yaş geriletmesi kolaylaştırılır. Danışandan kendini bir araçta imgelemesi istenilebilir. Bu araç bir tren, uçak, zaman makinası, uzay gemisi veya bir asansör olabilir. Bu özel aracın danışanı geçmişte bir yolculuğa çıkaracağı söylenir. Danışan kendini trende imgeledikten sonra yavaş yavaş yolculuğun detayları tasvir edilir. Terapist her istasyon geçildikçe biraz daha geçmişe doğru gidiyorsunuz şeklinde telkinlerde bulunabilir. Ve son istasyonda inildiğinde kişi artık geçmişte bir yerlerdedir.

Dikkat ederseniz bu yaklaşım danışana geçmişteki bir güne yada saate götürmüyor. Böylece danışan yaş geriletmesini başaramaz ise de bu, terapi süreci açısından hiçbir sorun teşkil etmiyor. Her hipnoza giren kişi yaş olarak veya zaman olarak başarılı bir şekilde geçmişteki bir zamana ışınlanamayacağı için indirekt yaklaşım bu konuda daha doğru olur. Evet hipnotik fenomenler gerçektir. Ancak unutulmamalıdır ki her hipnotik fenomeni her insanda gözlemlenmesi beklenmemelidir. Ancak terapi stratejisini tek bir hipnotik fenomene endekslemek doğru bir yaklaşım değildir.

Yaş geriletmesi çok fazla direk yollarla (örneğin şimdi yaşını 15 yaş küçültüyorum) yapıldığında ve başarısız olunursa danışanın hipnoza da hipnoterapiste de hipnoz konusundaki kendine olan güveni de azalır. Oysa kişideki bir önceki cümlede bahsedilen güveni azalmasa idi, belki de o kişi yaş geriletmesinde değil de yaş ilerletmesi tekniğinde çok başarılı olacaktı. Sıra geldi yaş ilerletmesi fenomenine.

YAŞ İLERLETMESİ (AGE PROGRESSION)

Yaş ilerletmesi tekniğinde danışanın ileride bir zamana odaklanmasına terapist yardımcı olmaya çalışır. Yaş geriletmesi ile ilgili kısımda açıklanan tren, uçak, uzay gemisi gibi ulaşım araçları bu sefer zamanda geriye değil de ileriye gider.

Yaş ilerletmesinde terapist danışanın kendini gelecekte canlandırmasına yardımcı olur. Bu bir anlamda daha sağlıklı duygu, düşünce ve psikolojinin gelecekteki provasıdır. Danışan yaş ilerletmesi tekniği sayesinde geleceği canlandırdığında v e tekrar şimdiye döndüğünde şimdinin duyguları artık şimdinin duyguları olmaktan biraz olsun çıkmıştır. Çünkü şimdinin duyguları derin düzeyde geleceği tattığı için değişmeye adeta zorlanmıştır.

Yaş geriletmesinde danışan terapideki değişimden sonra kendini gelecekte hayal eder. Bu hayalin içerisinde eski problemlerle yeni bir strateji ile nasıl mücadele ettiğine yer verilir. Yaş ilerletmesi aynı zamanda terapinin sonlandıralabilip sonlandırılamayacağını gösterir. Örneğin danışan geleceği hayal edebilmesine ve hissedebilmesine rağmen gelecekte gördüğü şeyler “aynı tas aynı hamam” ise açıkça bellidir ki terapi henüz sonlandırılamaz.

Aslında zihinsel olarak yaptığımız her türlü yolculuk psikolojik anlamda iyileştiricidir. Zihinsel olmayan yolculuklar (tatil, yıllık izin vs.vs) da iyileştiricidir. Çünkü her yolculuk zihinsel setlerimizi kesintiye uğratır. Geçmişe veya geleceğe iyi bir terapist eşliğinde zihinsel yolculuk iyileştirici olabilir. Hipnoz durumunda zihin sadece geçmişe yada geleceğe yolculuk yapmaz. Hipnoz durumunda çok sevdiğimiz bir yere de imgesel bir yolculuk yapabiliriz ki bu fenomene de disosyasyon diyoruz.

HİPNOTİK AMNEZİ (HYPNOTİC AMNESIA)

Hipnotik amnezi hipnoz durumunda olan danışanın bazı mataryalleri unutabilme gücüne denilir. Ancak hipnoz durumunda telkinlerle meydana getirilen bu şekildeki bir unutma sonsuza kadar unutma değildir. Bu tür bilgileri hipnoz  hafızadan tamamen silemez ancak hafızamızın belirli bir bölgesinde saklanmasını sağlayabilir. Böylece geçmişteki bazı anılar günlük yaşamda ayağımızın altında dolaşmamış olurlar. Unutulmamalıdır ki beyin bir bilgisayar gibi verileri silemez. Gerçekte bir bilgisayar ve beynin çalışma prensipleri hem .çok benzerdir hem de çok farklıdır.

Yeri gelmişken ayrıldığım sevgilim takıntı haline geldi bir türlü ne yapsamda onu düşünmeden edemiyorum.Hipnozla onu unutmama yardım edin şeklinde bir çok taleple karşılaşırız. Danışan ister ki sevgilisinin adını bile hatırlamasın. Oysa gerçekte bunu hipnozun yada hipnoterapistin başarması hiç te kolay bir şey değildir. Çünkü unutulması istenilen şey sadece bir şey değildir. Bir sevgili hele uzun süren bir ilişki ise beyninizde duygusal düşünsel bir çok iz bırakır. O sevgili ile belki binlerce anınız var. Binlerce anıyı, duyguyu vs. terapist tek tek bulup telkinlerle nasıl yok edebilir ki? Hipnoz tabiî ki bu şekilde çalışmaz. Peki bu durumda olan insanlara hipnozun hiç mi faydası olmaz. Bu durumda olan insanlara hipnozun faydası şu şekilde olabilir:  Evimizde okuduğumuz kötü bir kitabı yok etmeye yada yakmaya pek kalkmayız. O kötü kitabı gözden uzak bir yerlere kaldırırız. Beynimizde bizim ruh evimizdir ve bazı kötü anıları gözden uzak bir yerlere kaldırma gücü zaten vardır. İşte hipnotik trans durumunda bu güç biraz daha artar.

Amnezi derin hipnozun karakteristiklerindendir. Ancak hipnozun olmaz ise olmazı kesinlikle değildir. Hipnoz durumunda olan bir insan kendisine telkin edilmese de bazı şeyleri unutabilir. Hipnoz durumunda olup biten bazı şeylerin unutulmuş olması o kişinin hipnoza girdiğini göstermez.  Her şeyin hatırlanması da kişinin hipnoza girmediğini göstermez. Sonuç olarak hipnoz başka bir şeydir hipnozda olup bitenleri unutmak ve hatırlamak başka bir şeydir. Amnezi ve hipnoz yapışık ikizler değildir.

Amnezi danışana telkin edilirken daha indirekt bir yaklaşımla “Bu deneyimi zihninizin uzak bir köşesine kaldırmayı seçebilirsiniz çünkü hayatınızda artık zaten yeri yok” demeyi tercih ediyoruz.

Aşağıda ise konfüzyonel bir yaklaşımla amnezi telkinine örnektir (Yapko, 2003)

Şimdi hangi şeyleri hatırlayacağınızı nasıl bileceksiniz?  Ve hangi şeyleri bilinçdışı zihninizin bilmeye ihtiyacı var nasıl bileceksiniz? Seanstan sonra unutmayı hatırlayabilirsiniz veya hatırlamayı unutabilirsiniz.Unutmayı hatırladığınızda, hatırlamayı unuttunuz demektir. Unutma hafızanız unutulmuş olanı unutur. Ve sonra bu unutma ile ilgili şu anda yaşadığınız tüm kafa karışıklığını unutabilirsiniz ve bu sayede daha derin bir gevşemeye ulaşabilirsiniz.

HİPNOZDA AŞIRI HATIRLAMA ve HATIRLAMANIN DOĞRULUĞU

Hipnoz durumu hatırlanan mataryalin miktarında bir artış sağlasa da, bunların güvenirliliğinden emin olmak mümkün değildir. Hipnozda hatırlanan yada söylenen her şey doğrudur varsayımı kesinlikle yanlış bir varsayım olur. Yapılan bir çok araştırmada hipnoz durumunda olan bir insanın bir şeyi hatırlayamadığında, hatırlayamadığı bilginin yerine gerçekte olmamış başka bilgikleri koyarak boşlukları doldurduğu görülmüştür.

Zaragoza & Mitchell (1996) deneklere bir soygun videosu gösterdi ve sonra da yönlendirici telkinler içeren sorular sordular. Bazı deneklere bu soruları tekrar tekrar sordular. Sonrada telkinlerin kaynağına ulaşmak için anılarını test ettiler. Zaragoza & Mitchell (1996) tek bir defa telkinli soru ile karşılaşan sujelere kıyasla , ısrarla videonun bazı kısımları üzerine telkin edilen sujelerin, ilgili olayları kendilerine daha çok güvenerek anımsadığını ve telkin edilen olaylara tanık olduklarını bile iddia edecek duruma geldiklerini belirttiler.

Doğaları ne olursa olsun, anıların ve bunlara yüklenen anlamların terapi süresince değiştiği ortadadır. Örneğin, Foa, Molnarve Cashman (1995) terapi sırasında kadın tecavüz mağdurlarının naklettikleri anıları inceledi. Terapi boyunca,  anlatımın süresi giderek uzamış, eylem ve diyalog yüzdesi düşerken, duygu ve düşünce yüzdesi artmıştır. Tecavüz anısını yapılandırmaya çalışan düşünce sayısında da bir artış gözlemlenmiştir. Yani travmayı hayali olarak yeniden yaşarken, anlatımları değişiyor ve kurbanlar bir tutarlılık sağlamak için hafızalarını yeniden yapılandırmaya çalışıyorlar.

ANALJEZİ VE ANESTEZİ

Hipnotik analjezi ağrı hissini yok ederek diğer hislerin oluşturulmasına denilir. Anestezi ise kelime olarak duyu yitimi, uyuşturma, hissizlik, duyumsuzlaşma, uyuşma anlamında kullanılır.

Hipnozun ağrı yönetimi konusunda bilimsel olarak çok önemli bir yeri vardır. Günümüz dünyasında hiçbir anestezik veya analjezik madde kullanılmadan sadece hipnoz ve hipnotik telkinlerle bir çok ameliyat yapılabilmektedir. Bu ameliyatlardan bazılarını www.hipnozenstitusu.com ve www.hipnoterapi.com web sitelerinde izleyebilirsiniz.

Hipnozun hangi mekanizmalarla ağrıyı yok ettiği bu konuda bir çok bilimsel araştırma yapılmasına rağmen henüz bilinmemektedir. Hipnozun ağrıyı placebo mekanizması yada endorfin mekanizması ile yok etmediği bilinmektedir. Eğer bir anestezi uzmanı hekim iseniz veya anestezi ile sık sık işiniz oluyorsa bu konuda klasikleşmiş bir eser olan Hipnoz ve Ağrı Yönetimi -Hypnosis in Relief of Pain (Hillgard & Hillgard,1994) kitabını öneririz. Hillgard yaptığı araştırmalarda insanların hipnotik analgezi ile başarılı şekilde ağrıyı yok ederken bile ağrının farkında olduklarını göstermiştir. İlginç bir şekilde insanların ağrının farkında olmaları ağrı hissettikleri anlamına gelmemektedir. Buda gösteriyorki her hipnoz zaten bilinçli bir hipnozdur. Hipnozun her aşamasında insanın bilinçliliği korunmaktadır. Hipnoz durumunda olan insanlar uyumamakta kendilerinden geçmemekte ve bayılmamaktadırlar ama her nasılsa isterlerse bir şekilde ağrıyı yok edebilmektedirler.

Bazı insanlar için hipnotik analjezi çok büyük önem taşımaktadır çünkü onlar hiçbir şekilde hiçbir anestezik madde alamamaktadırlar. Hipnozla ağrı her insanda değişik derecelerde yok edilebilmektedir.

Hekim ve anestezi uzmanı olmayan terapistler hipnozla ağrı yok etme konusunda temkinli davranırlar çünkü her şeyden önce ağrı vücutta bir şeylerin yanlış gittiğinin işaretidir. Hipnozla ağrı yok edilmeden önce hasta gerekli tüm medikal muayenelerden ve testlerden geçmiş olmalıdır.

KATALEPSİ

Katalepsi istemli kas hareketlerinin inhibisyonudur. Hastaya “Kolunuz o kadar sertleşecek ki kolunuzu bükemeyeceksiniz” şeklinde bir telkinle kol katalepsisi  meydana getirilip gözlemlenebilir. Benzer şekilde “göz kapaklarınız o kadar katılaşacak ki gözlerinizi açamayacaksınız” şeklinde bir telkinle de göz katalepsisi fenomeni medya getirilir. Tüm diğer hipnotik fenomenler gibi gereksiz yere meydana getirilmemelidir. Zaten merak ve eğlence amaçlı olarak hiç kullanılmalaıdır. Baze sahne hipnotizörleri (hekim yada psikolog olmayan hipnoz etiği dışında çalışan kişiler)  hipnoza aldıkları ve kataleptik bir hale soktukları kişiyi iki sandalye arsına uzatırlar ve dakikalarca o şekilde bırakırlar. Hatta bazıları bu kişinin üzerine dört kişiyi de çıkarırlar. Sonuçta zavallı gönüllünün belinde ciddi fiziksel hasarlar oluşur. Hipnoz insanı kataleptik bir hale sokabilir ancak hipnoz insanı bir çelik parçasına dönüştürmez.

ZAMAN ALGILAMASINDA DEĞİŞİM (TIME DİSTORTION)

Zamanı algılamak tamamen subjektif bir olgudur. Her insan zamanı içinde bulunduğu çevre ve ruh haline göre değişik algılayabilir. Çok sıkıntılı bir dakika bize on dakika gibi gelebilir. Çok keyifli bir on dakika ise bize bir dakika gibi gelebilir. Zaman algısı hipnozda belirgin bir şekilde kendiliğinden değişebilir veya telkinlerle değiştirilebilir. Zaman algısının hipnozla değiştirilebilmesi bazı durumlarda çok kullanışlı olur. Örneğin ağrılı geçirilen hastalıklarda zamanın çabuk geçmesi hastaların yararınadır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close