Danışan hakkında bilinmesi gerekenler

SEANSLARA BAŞLAMADAN ÖNCE DANIŞAN HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER     Psikoterapistler çok iyi bir gözlemci olmalıdırlar. Psikoterapistler danışanın her türlü söz, düşünce, mimik ve hareketini iyi gözlemlemeliyiz. Danışan nerede güldü, nerede sustu, nerede sigara içmek isteddi gibi bazı önemsiz gibi görülen şeyler terapide çok büyük önem arz etmektedir. Eğer danışanın sadece şikayetlerini  dinlersek, danışanın söylemediği ama gösterdiği ve hissettirdiği şeyleri kaçırırsak biz terapistler olarak çok şeyi kaçırmış oluruz. Bu bağlamda danışanın giyimi, giyimde tercih ettiği renkler, ilgilendiği sporlar, okuduğu kitaplar, dinlediği müzikler hatta  sevdiği yemekler bile çok iyi gözlemlememiz ve bilmemiz gereken şeylerdir. Ayrıca danışanın boş zamanlarını nasıl değerlendirdiği, rüya görme durumu ve rüyalarında genellikle ne tür şeyler gördüğü de seanslara başlamadan once mutlaka bilinmesi gereken şeylerdir. Hipnoterapiye müracaat etmek isteyen danışanlarımızdan bu tür bilgileri alabilmek amacı ile bir form (randevu talep formu) düzenledik. Bu forma www.hipnoterapi.com sayfasından danışanlarımız ulaşabilirler. Bu formda hipnoterapiye başlamadan once danışan hakkında bişmemiz gereken her şeyin bir listesini bulacaksınız.  
Hipnoterapiye Başlamadan Önce Bilinmesi Gerekenler Danışanın hangi duyusal
sistemi (primary sensory system) baskın olarak kullandığını bilmek çok önemlidir. Başlıca üç ayrı duyusal system bulunmaktadır. 1-Göresel duyusal sistem 2.İşitsel duyusal system 3.Kinestetik duyusal system.   1-Göresel duyusal sistemi kullanalar: Görsel  duyusal sistemi kullanan danışanlar daha çok görerek yaşayan insanlardır. Onlar için görsellik çok önemlidir.DVD kalitesinden düşük hiç bir video seyretmezler. Divx, Xvid ve avi video formatları onlar için henüz icat edilmemiştir. Danışanınız bir fotoğrafçı, kameraman,mimar ya da ressam  ise büyük bir ihtimalle görsel duyusal sistemi baskın olarak kullanıyordur. Görsel olan danışanlarda gözü sabitleme indüksüyonu daha etkilidir. Gözü sabitleme indüksiyonunda danışana duvardaki yada tavandaki sabit bir noktaya gözlerini kırpmadan bakması istenir.Danışan noktaya bakarken göz yuvarları içerisinde hissttiği yorgunluk danışana hatırlatılırken yorgunluğun artacağı telkin edilir. Gözler iyice yorulduktan sonra artık gözlerinizi kapatabilirsiniz denilir. Gözler kapandıktan sonra da görsel telkinlere devam edilir. Örneğin “şu anda bulunduğunuz sahilde masmavi denizi izlerken….” Migreni olan danışanlarda gözü sabitleme indüksüyonu çok dikkatli kullanılmalı yada kullanılmamalıdır.   Kinesthetic •“You can feel your hands resting comfortably on your lap.” •“Your breathing will continue in its own natural rhythm, just as with each exhale, you can let go of more and more unnecessary tension…”     2.İşitsel duyusal sistemi kulananlar: İşitsel sistemi kullanan danışanlar doğal olarak dinlemeyi severler adeta dinleyerek yaşarlar. Kulaklıksız pek dolaşmazlar. Konuşmayı severler. İşitsel bir indüksiyonda danışanlardan nefes sesine veya kalp sesine odaklanmaları istenebilir.   Auditory •“As you hear my voice, the voice of your own thoughts will come in and out…” •“Sometimes you will hear my words and sometimes you might hear the sounds around you.”       3.Kinestetik duyusal sistemi kullananlar: Hissetmeyi, dokunmayı, sarılmayı, rahatlığı severler. Sezgileri ile yaşarlar. Tutkulu ve idealist insanlardır. Kinestetik indüksiyona örnek olarak kol kaldırma indüksüyonunu verebiliriz. İndüksiyon esnasında örneğin: “denizen suyunun sıcaklığını kaslarınızda hiissediyorsunuz.” Şeklinde telkinler verilir.   Kinesthetic •“You can feel your hands resting comfortably on your lap.” •“Your breathing will continue in its own natural rhythm, just as with each exhale, you can let go of more and more unnecessary tension…”     İyi bir hipnoterapist olmak için bu üç duyusal sisteminde gelişmiş olması gerekir.    
 

Hipnozda Literalite 

Hipnozdaki insanlar telkinleri uygularken hipnotistin kullandığı kelimelere harfi harfine uyarak telkinleri yerine getirme eğilimindedirler. 

Örnek : Anestezi olmadan yapılacak bir ameliyat için hasta hipnoza hazırlanmaktadır. Hastay “kolun uyuşacak ve bir şey hissetmeyece”k denilir. Hipnoterapist ameliyata başlayabilmek için hastanın kolunun gerçekten uyuşup uyuşmadığını anlamak için hastanın eline iğne batırdığında hastanın elinin uyuşmadığı görülür. Hastanın eli uyuşmamıştır çünkü hastaya kolun uyuşacak denilmiştir.

Örnek : Uyku sorunları yüzünden bütün gece boyunca yatakta kalması telkin edilen bir insan tuvalet ihtiyacı için dahi yataktan çıkmamıştır. Çünkü kendisine “GECE BOYUNCA YATAKTA KAL DENİLMİŞTİR”. 

Hekim değil iseniz bir hekimin ilgilenmesi gereken rahatsızlıklarda hipnozu mutlaka danışanınızın hekimine danışarak kullanınız. Hastanın hekiminin bilgisi olmadan hastanın hiçbir ağrısını semptom baskılama, telkin veya başka herhengi bir yöntemle kaldırmayınız. Yok edilmesi gereken ağrı vardır asla yok edilmemesi gereken ağrı vardır.

Seansın başında her ikinizin de birlikte bir sorunu çözmek için bir arada olduğunuzu vurgulayınız. Danışanınızın /hastanızın amaçlarını net bir şekilde ifade etmesini sağlayınız. Gerekirse ulaşmak istediği amaçları liste halinde yazmasını isteyiniz ve kendisine bu listedeki kendi isteklerinin telkin edileceğini söyleyiniz.

-Hipnoterapi demek  her sorunu telkin ile yok etmek demek değildir.
 
 ¤ Hipnoza ihtiyaç duyan ve hipnozu istediğinden emin olduğunuz insanlara uygulayınız.
 
 ¤ Danışanınızın alerjisi olup olmadığını mutlaka sorunuz. Örneğin çiçeklere alerjisi olan bir insana orman ve bahçe imajinasyonu yaptırmayınız.
 
 ¤ Hipnozun başında danışanı rahatsız edebilecek ayakkabı, elbise, kemer, saat, anahtar, cüzdan, korse, kontakt lens, gözlük vb. şeyleri çıkarttırınız.
 
 ¤ Midesi dolu, aşırı yorgun, sarhoş insanlarla seansa başlamayınız.
 
 ¤ Çocukların hipnozunun ve indüksiyon yöntemlerinin farklı olduğunu asla unutmayınız.
 
 ¤ Hipnozu eğer bir koltukta gerçekleştirmeyi düşünüyorsanız koltuğunuz gerektiğinde tama yakın bir pozisyonda yatırılabilmelidir. Hipnoza derin girdiğini gördüğünüz bir insanın seansında koltuğu mümkün olduğu kadar yatırınız.
 
Kimseye “UYU” demeyiniz; “gevşeyiniz” daha uygun olur. Eğer uyu derseniz sonra bu uyku yatak uykusu değil diye açıklama yapmak zorunda kalırsınız.
 
 ¤ Telkinler danışanın içsel gerçekliğine ve psişesine uygun olmalıdır. Kişiliğine aykırı olan bir telkini kimse almaz.

Hipnotistin sesi sakin ve rahat olmalıdır. Acele ile konuşan bir hipnotist etkili olamayacağı için danışanını da rahatsız eder.
 
 ¤ Babası denizde bir kaç ay önce boğulmuş bir insana “deniz imajinasyonunu” yaptırmaya kalkarsanız hipnotik bir kaza yaşarsınız ve danışan hipnozdan kızgın vaziyette çıkabilir. Bundan dolayı danışanın sevip sevmediği her şeyi öğrenmeye çalışın. Mesela en son denize ne zaman gitmiştiniz diye sorabilirsiniz.
 
 ¤ Danışanların sensory farkındalığını arttırmak ve beyinlerindeki vizialüasyonları kuvvetlendirerek arttırmak hipnozu derinleştirir. Bir danışanımın gözleri hareketlendiği zaman şu anda bir resim gördüğünü biliyorum o resmi canlandırarak bana anlatır mısın demek hem onları etkiler hem hipnozu derinleştirir. Gözleri hareketlenen insan mutlaka bazı şeyler görüyordur.

Danışanlarınızın otoriter emirlere ve telkinlere değil seçimlere ihtiyaçları olduğunu unutmayınız.
 
 ¤ İnsanların kendi kendilerine verdikleri telkinler, sizin onlara verebileceğiniz telkinlerden daha etkilidirler. Çünkü her insanın içinde sağlıklı, huzurlu, başarılı ve mutlu olmaya yetecek kadar güç vardır. Tüm terapilerin danışanın kendi gücünü kullanarak bir şeyleri değiştirdiğini unutmayınız. Danışan güçlüdür çünkü, kendini hasta etme gücüne sahip olduğu için size gelmiştir. Siz danışanı hastalığa götüren mekanizmaların aynısını kullanarak ona şifa götürebilirsiniz. Her insan kendi kendine telkin verir; büyük ihtimalle danışanınız zaten kendi kendine olumsuz telkinler verdiği için size gelmiştir. Olumsuzluğu hastalığı üreten güç şifayı da getirecektir.
 
 ¤ Şüpheci, analitik ve isteksiz kişilerin indirekt telkinlere daha iyi yanıt verdiğini unutmayınız.
 
 ¤ Telkinleri kuvvetlendirici telkinler de verebilirsiniz. Öss’ye hipnozla hazırladığım bir danışanıma bir kalem verdim ve sınavda o kalemi kullanacağını bu sayede daha önce verdiğim tüm telkinleri gerektiğinde hatırlayıp uygulayacağını telkin ettim.
 
 ¤ Vereceğiniz en son telkinlerden biri şu olsun: Benden duyduğunuz telkinleri ancak sizin sağlığınız, rahatlığınız, huzurunuz için yararlı olduğu sürece uygulayacaksınız. Bir telkinimi uygulamanın size zararı olma ihtimali varsa bu telkini uygulamayacaksınız. Bu sayede dil sürçmelerinizden kaynaklanabilen olası zararlı telkinlerin önüne geçmiş olursunuz.
 
 ¤ Kendi tedaviniz bitmeden danışanın oto hipnoz yapması doğru olmayabilir. Ancak yeterince hipnoz bilincine ulaşmış, hipnozun mantığını kavramış insanlar oto hipnozdan yararlanabilir. Bu bakımdan oto hipnozu telkinini sona saklayınız.
 
 ¤ Seansın sonunda hipnozdaki rahatlık duygusunun kalacağını, bir sonraki seansta daha güzel bir deneyimi daha çabuk yaşamaya başlayacağını telkin edebilirsiniz. Ben hipnozunuz bitsin ama hipnozun getirdiği huzur ve rahatlık hali her zaman devem edecek şekilde gözlerinizi açınız,
 şeklinde hipnozu sonlandırırım.
 
 ¤ Hipnozdan çıktıktan sonra en az 5- 10 dakika danışanınızın durumunu gözleyerek her şeyin normale döndüğünden emin olunuz.
 
 ¤ Seanslar şifaya ulaştık diye birden bire kesilmemelidir. Kademeli olarak seanslara son verilmelidir.
 
 ¤ Hipnozu kendi yaşantınızda sık sık kullanınız. Hiç suya girmeyen insan yüzme öğretmeni olamaz. Siz ne kadar hipnoza (suya) girer çıkarsanız o kadar hipnozun mantığını kavrarsınız.
 
 ¤ Hipnoterapi söz konusu olunca en iyi öğretmenin kendi deneyiminiz olduğunu unutmayınız.
AYNALAMA TEKNİĞİ

Bir insan karşısındaki bir diğer insanı aynalıyormuş gibi karşısındakinin  oturuş pozisyonuna yakın bir pozisyonda oturur ise ve karşısındakinin mimiklerine ve yüz ifadesine yakın bir ifade takınır ise ne olur? Ünlü hipnoterapist ve psikoterapist Milton Erickson’a göre bu iki insan birbirleri ile yakınlaşmaya başlarlar.İki insan arasında bilinçdışı düzeyde bir bağ kurulduğu için yakınlık hissi oluşur. Terapist ve danışanı arasındaki bu yakınlık hissine rapport denilir. Rapportun kurulması başarılı ve hızlı bir terapi süreci için çok yaralıdır. a

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close