Hipnoz Nedir?

Hipnoz Nedir? insanlık tarihi kadar eski olmasına ve tüm psikoterapilerin atası olarak kabul edilmesine rağmen ne olduğu henüz bilimsel olarak tam çözümlenememiş ancak ne olmadığı çok iyi bilinen, özel zihinsel bir durumdur. Bu özel durum o kadar özeldir ki hipnoz neredeyse her bireye özel zihinsel bir durumdur.

Dr. Murat Ulusoy

GSM & W. App: 0 505 911 21 51

Uzm. Psikolog Tuncay Özer – İstanbul

GSM: 05352786263

🍀Whats App Hemen Ulaşın>>>

E – Posta: drmuratulusoy@gmail.com

İletişim Formu İle Yazın>>>

🍀🐬

Günümüzde artık hipnozu oluşturmak için hiç kimse saat sallamamaktadır. Ancak hipnoz hakkında medyada yer alan görüntülerin zihinlerde oluşturduğu önyargılar o kadar kuvvetlidir ki bu önyargıları temizlemek hiç te kolay görünmemektedir. 

Hipnoz konusunda bilinmeyen sorulara yanıt bulmak için düzenlenen deneysel ve bilimsel çalışmaların sonuçları daha fazla soru üretilmesine neden olduğu için heyecan uyandıran birazcıkta da gizemli bir konudur. Bu bakımdan hipnozu dipsiz bir kuyuya benzetebiliriz. Bu kuyu öyle bir kuyudur ki bir değil binlerce delinin taş attığı bir kuyu.

Batıda hipnoz hemen hemen her türlü psikolojik rahatsızlığın terapisinde yaygın olarak kullanılıyor ve anksiyete bozukluklarında ve stres ile ilişkili rahatsızlıklarda en etkili psikoterapi olduğunu ispatlamış durumda (Schoenberger, 2000). Ülkemizde ise 2001 yılından itibaren hipnozun kullanımı oldukça hız kazanmış durumda. Her başarılı terapi öyle veya böyle hipnotiktir ve hipnoz özellikleri gösterir. Örneğin bilişsel psikoterapinin kurucusu Aaron T.Beck’ e (bir röportaj esnasında 1990 yılında) hipnoz uyguluyor musunuz? Diye sorarlar. Beck hipnoz kullanmıyorum diye yanıt verir. Ve şöyle devam eder “Hastalarından gözlerini kapatmalarını istiyorum. Sonra gevşeme yöntemlerini uyguluyorum. Daha sonra danışanlar gevşemiş bir durumdayken kendilerini ileride bir zamanda değişmiş ve daha sağlıklı ve mutlu olarak imgelemelerini istiyorum.”

Açıkca bellidir ki Aron T.Beck hipnotik yöntemler uygulamaktadır. Bilişsel terapinin dünyada çok yaygın olarak kullanıldığını hatırlatalım.

HİPNOZ DURUMUNUN TANIMI

Hinpoterapi, psikoterapiye yön ve hız veren etkili bir multifonksiyonel tekniktir. Geçen yirmi yıl içerisinde hipnozun tıpta kıymetli bir tedavi yöntemi olduğu görüşü oldukça taratfar toplamıştır.

Bazı akıllıca seçilmiş vakalarda, başka hiçbir tedavi formu hipnoz gibi hızlı ve yararlı sonuçlar veremez.

Hipnoz en genel anlamı ile bir terapistin bir insanı biyolojik, psikolojik ve sosyal anlamda etkilemesidir.

Hipnozun isim babası 1800’lü yıllarda yaşayan bir göz doktoru olan James Braid’dir. Her ne kadar hipnoz (hypnosis) adını Dr.James Braid eski Yunan uyku tanrısından almış olsa da hipnoz kesinlikle uyku değildir. MRI ve CAT beyin görüntüleme teknikleri geliştirilene kadar hipnoz durumu hemen hemen herkes tarafından uyku olarak bilinmekte idi. Günümüzde modern beyin görüntüleme teknikleri sayesinde şu kesinlikle bilinmektedir ki hipnoz durumunda olan kişi uyumamaktadır.

Hipnotik trans deneyimi ister istemez subjektif bir deneyimdir. Hipnotik trans durumunu yaşayan herkes, hipnotik trans durumunu kendilerine gore tanımlayacaklardır. Hipnotik transı deneyimleyen bir kişi yaşadığı bu deneyimi “huzur” olarak tanımlayabilirken başka bir kişi hipnotik transı “sonsuz zihinsel özgürlük”  olarak tanımlayabilmektedir. Bu bakımdan hipnotik transın çok objektif bir tanımını yapmak o kadar kolay görünmemektedir.  Hatta hipnozu sürekli yaşayan bir insane yaşadığı her deneyimi ayrı ayrı sözlerle ifade edebilir ve tanımlayabilir. Yine de incelediğimiz bir çok hipnoz tanımının ortak özelliklerini esas alarak biz bir tanımda bulunmak istiyoruz. Hipnoz dikkatin içe yönelmesi ile başlayan, fiziksel bir gevşeme, rahatlama ve zihinsel sakinliğin eşlik ettiği, gereksiz  eleştirel düşüncenin azaldığı, hayal gücü kullanımının ve telkine yatkınlığın arttığı, ve hemen hemen hepimizin her gün yaşadığımız özel zihinsel bir durumdur.

Hipnoz denilen özel bir durumun gerçekten var olup olmadığı konusu bile uzun süre tartışılmıştır. Bu tartışmanın ana nedeni sadece ve sadece hipnoza özel sadece ve sadece hipnoz durumunda meydana gelen psikolojik, biyokimyasal yada nörofizyolojik bir değişiklik olmamasıdır. Bu yüzden beyin görüntüleme çalışmaları ile beyni görüntüleyerek “İşte işte hipnoz orada!!! diyemiyoruz. (Yapko 2003, S.66)

Hipnoz diye bir durum gerçekten var mı tartışmasının en önemli nedenlerinden biri de hipnoz durumunda gözlemlediğimiz hipnotik fenomenlerin hipnoz dışında da meydana getirlebilmesidir. Belki de hipnozu tanımlamanın en iyi yolu hipnozun ne olmadığını ifade etmektir. Yukarı dad a belirttiğimiz gibi hipnoz uyku değildir. Anestezi (narkoz) ya da bayılma hali değildir.   Hipnoz kontrolünüzü kaybettiğiniz bir ruh hali değildir.  Hipnoz size söylenenleri bir mantık süzgecinden geçirmeden kuzu kuzu yapmanız değildir. 

Hipnozdan çıkamamak diye bir şey yoktur.  Hipnoz demek o esnada olup bitenleri hatırlamamak demek değildir.  İnsanlar normal haldeyken yapmayacağı ve utanacakları şeyleri hipnotik trans durumundada yapmazlar.Hipnoterapistlerin herkese her şeyi yaptırabilme gibi bir gücü yoktur. Hipnoz durumunda yapılan telkinleri hastalar (danışanlar) eğer kendilerini güvende hissederse yerine getirirler.

Hipnoz ve hipnoterapi aynı anlama gelmez. Hipnoterapi, hipnozun psikoterapi amacı ile bir araç olarak kullanılmasıdır.

Tedavi sanatları içinde en yaratıcı alanlardan biri psikoterapi alanıdır.psikoterapi alanı bir çok hüner, bilgi ve enstrümanın kombinasyonundan oluşur. Bir psikoterapist repertuarına klinik hipnozu eklerse çalışmalarının yaratıcılığını arttırmış olur.

HİPNOZ DOĞAL BİR OLGUDUR

Hipnoz bir çok bilimsel kaynakta doğal olarak kendiliğinden de meydana gelebilen zihinsel bir durum olarak belirtilir. Sıradan bir günde bir çok defa hipnoz durumuna zihnimiz girip çıkabilir. Örneğin bir öğrenci sıkıcı bir dersi dinlerken dikkati dağılabilir ve hayal aleminde bir yolculuğa çıkabilir. Bu esnada zihninin bir bölümü sınıfta olsa da zihninin diğer bölümlerinde bu öğrenci büyük bir ihtimalle sevdiği aktivitelerle uğraşmaktadır.

Benzer şekilde çok ilgimizi çeken ve çok heyecanlı bir filmi izlerken de hipnoza benzer bir zihinsel duruma geçebiliriz.

HİPNOZ NEYE BENZER?

Hipnoterapist ve danışanın iletişimi ve ilişkisi açısından hipnoterapi uygulaması bir dansa benzer. Dans için partnerler arasında nasıl ki uyum olması gerekiyorsa hipnoterapist ve danışanı arasında da uyum olması gerekir. Nasıl ki dans herkesin işi değil ise hipnoterapide herkesin işi değildir. Yıllardır hipnoz konusunda eğitimler alıpta en ufak bir uygulama yapmayan Türkiye’de bir çok kişi var. Gerek hipnoz gerek ise dans yapmadan öğrenilemez.tabiki hipnoterapi uygulamalaı yapabilmek için bir psikoterapistin insane üstü yeteneklere sahip olması gerekmez.ancak şu da bir gerçektir ki hipnoterapi tıpkı dans gibi biraz da özel yetenek işidir. Dansta başarılı olmak için yetenek ve stil gerekir. Hipnoterapi de de öyle.

Dans esnasında partnerler biribirlerini yönlendirir. Hipnoterapi esnasında da hipnoterapist danışanı danışan da nasıl bir yaklaşım izleyeceği konusunda terapistini yönlendirir.dans esnasında nasıl ki partnerinizden once ve hızlı hareket ederseniz uygun olmaz ise hipnoterapide de therapist danışandan daha hızlı hareket etmemelidir. İnsanlar toplu halde dans edebilirler. İnsanlara toplu olarak hipnoz uygulanabilir.

Dans esnasında iki insane contakt kurar ve bir melodiyi paylaşarak hareket etmeye başlarlar. Hipnoterapide böyledir. Acemi danscılar partnerinin ayağına basabilir.acemi hipnoterapistte danışanın ayağına basarak can yakabilir. Çoğunlukla bu kalıcı bir zarar vermez.bu acı anlık olarak gelir gecer.

Bu bilgilerden sonar Dr.Milton Erickson a oryantal diyebiliriz. Çünkü o gerçekten çok büyük bir dans ustası idi. Hipnotik telkinleri kıvırtma (indirect telkinler verme konusunda) kimse onun üstüne su dökemezdi.

Acemi hipnoterapistler hipnozu adeta sihirli değnek olarak görürler ve her sorunun hipnotik telkin ile çözümlenebileceği düşüncesini savunma eğilimindedirler. Hipnoz her sorunu en hızlı şekilde çözer diye size kendini tanıtan hipnoterapist daha çok şey öğrenmelidir.

Şunu unutmamak gerekir ki once psikoterapist sonar hipnoterapist olunabilir.

Hipnoz bir psikoterapistin çalışmalarına renk katar yaratıcılık katar.

Dans esnasında partnerler hiç bir şey konuşmasa da dans edebilirler. Hipnoterapist danışanı ile hiç bir söz konuşmadan da hipnozu uygulayabilir.çünkü sözsüz hipnotik indüksiyon teknikleri vardır.bunlar arasında en bilineni el sıkışmı indüksiyonudur.

Unutulmamalıdır ki sanatçılarda teknik öğrenmelidirler. Ancak sanatçılar bir çok tekniği öğrendikten sonar yavaş yavaş kendi yaratıcılıkları devreye girmeye başlar ve eşsiz eserlerini yaratıcılıklarının zirvesinde iken verebilirler.

Hipnoz durumu daha önce farkında bile olmadığınız bazı gizli içsel güçlerinizi (örneğin hayal gücü, yaratıcılık) harekete geçirir. Hipnozun en güzel yanlarından biri hemen hemen her türlü ilaç tedavisi ile birlikte sorunsuzca yürütülebilmesidir.

HİPNOTERAPİ ALANINDAKİ DEĞİŞİK EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR

Deneyimli hipnoterapistler sadece hipnotik telkin yöntemini kullanmazlar.Deneyimli terapistlerin hemen hemen hepsi diğer psikoterapilerden yararlanırlar ve gerektiğinde hipnotik telkini ve yine gerektiğinde hipno analiz yöntemini kullanırlar.

Hipnozu kullanan psikoterapistlerin birbirinden çok değişik yaklaşımları olabilmektedir. Psikoterapistler töropatik bir araç olan hipnozu kaçınılmaz olarak psikoterapi konusunda kendi ekolleri ile tutarlı bir şekilde kullanırlar. Psikoterapistler hipnozu aşağıdaki yaklaşımlarla kaynaştırarak kullanmayı tercih ederler.

-Analitik yaklaşımlar (Ben daha çok hipnoterapiyi Jungian analitik yaklaşımlarla ve katatimi yaklaşımı ile kaynaştırarak kullanıyorum.)

-Kognitif davranışçı yaklaşımlar

-Psikodinamik yaklaşımlar

-Zihin-beden tedavisi yaklaşımı

-Önleyici tedavi yaklaşımı

Sonuç olarak hipnoterapi ismi altındaki uygulamalar birbirinden o kadar farklılaşabilir ki, iki hipnoterapi yaklaşımı arasındaki fark gece ve gündüz arasındaki fark kadar aşikardır. (Yapko, 2003, S.53)

Hipnoz ve hipnoterapiyi öğrenmek dil öğrenmeye benzer. Bazı genel kuralları, yapıları ve kelimeleri öğrenirsiniz. Ancak hala kaçınılmaz olarak kendinizi kendinize has mimik ve jestlerle ifade edersiniz (Yapko, 2003, S.53). Kısacası her yiğidin ayrı bir yoğurt yiyişi vardır.

HİPNOZA BENZEYEN TERAPİLER

Hipnoz psikoterapilerin atası olduğu için aslında hipnoza benzemeyen bir psikoterapi yoktur. Ayrıca her başarılı psikoterapi hipnotik fenomenleri kullanma oranında başarılıdır. Hipnoz ile benzerliği diğerlerinden çok daha fazla olan yöntemler aşağıda sıralanmıştır.

İlerleyen kas gevşetme yöntemi (Progressive muscle relaxation)

Kontrol edilmiş gevşeme (Controlled relaxation)

Yönlendirilmiş imgelem (Guided imagery)

Yönlendirilmiş Meditasyon (Guided meditation)

Peki yukarıda sayılan yöntemler hipnozun değişik varyasyonları mıdır? Bir terapist hangi varyasyonu kullanırsa kullansın dikkatin odaklanmasını daraltıyorsa, disosyasyon sağlanıyorsa hipnoz uygulanıyor demektir. Bu bakımdan yukarıda sayılan yöntemler tam olarak bir hipnoz olmasa da hipnotiktir veya hipnozumsudur.

HİPNOTERAPİ TALEBİNDE BULUNAN DANIŞANLARIN SINIFLANDIRILMASI

  1. Bu kategoriye bilimsel hipnozun gerçekten ne olup olmadığını çok iyi bilen kısacası bu konuda bilgili ve bilinçli olan insanları koyabiliriz.
  2. Bu grupta ise meditasyon , gevşeme egzersizleri, yönlendirilmiş imgelem gibi tekniklerin varlığından haberdar olan ancak bun yöntemlerin hipnozla benzerliğinden habersiz olan insanlardır.
  3. Bu grupta ise hipnozdan ve hipnoterapiden habersizdirler ve problemlerine uygulanabilirliliği konusunda da bilgisizdirler.
  4. Bu grupta hipnoz fikrine aktif direnç gösterenler yer alır. Önerilen terapinin (bilinmeyenden kaynaklanan) prosödür korkusu, aynı şekilde terapist ile kurulan ilişkideki güven yoksunluğu kişinin dirençlerinin ana kaynaklarıdır.

Bu grupta ise hipnozu istiyor gibi görünürler ancak gerçekten istemezler. Bunlar çoğunlukla sigara-alkol bağımlılığından kurtulma veya kilo verme ihtiyacı gibi bir

  1. problem ile yardım talep ederler. Ancak zamanla aslında başka nedenlerden dolayı yardım istedikleri ortaya çıkar.

Hipnoz Durumunun Tanımı

Hipnotik trans deneyimi ister istemez subjektif bir deneyimdir. Hipnotik trans durumunu yaşayan herkes, hipnotik trans durumunu kendilerine gore tanımlayacaklardır. Hipnotik transı deneyimleyen bir kişi yaşadığı bu deneyimi “huzur” olarak tanımlayabilirken başka bir kişi hipnotik transı “sonsuz zihinsel özgürlük”  olarak tanımlayabilmektedir. Bu bakımdan hipnotik transın çok objektif bir tanımını yapmak o kadar kolay görünmemektedir.

Tedavi sanatları içinde en yaratcı alanlardan biri psikoterapi alanıdır.psikoterapi alanı bir çok hüner, bilgi ve enstrümanın kombinasyonundan oluşur. Bir psikoterapist reportuarına klinik hipnozu eklerse çalışmalarının yaratıcılığını arttırmış olur.

 

2005 yılında yayınlanan voit ve delenay ın kitabında hipnoz bir dansa benzetilmektedir. Bu benzetme çok hoşumuza gitti.

Hipnoterapist ve danışanın iletişimi ve ilişkisi açısından hipnoterapi uygulaması bir dansa benzer. Dans için partnerler arasında nasıl ki uyum olması gerekiyorsa hipnoterapist ve danışanı arasında da uyum olması gerekir. Nasıl ki dans herkesin işi değil ise hipnoterapide herkesin işi değildir. Yıllardır hipnoz konusunda eğitimler alıpta en ufak bir uygulama yapmayan Türkiye’de bir çok kişi var. Gerek hipnoz gerek ise dans yapmadan öğrenilemez.tabiki hipnoterapi uygulamalaı yapabilmek için bir psikoterapistin insane üstü yeteneklere sahip olması gerekmez.ancak şu da bir gerçektir ki hipnoterapi tıpkı dans gibi biraz da özel yetenek işidir.

Dans esnasında partnerler biribirlerini yönlendirir. Hipnoterapi esnasında da hipnoterapist danışanı danışan da nasıl bir yaklaşım izleyeceği konusunda terapistini yönlendirir.dans esnasında nasıl ki partnerinizden once ve hızlı hareket ederseniz uygun olmaz ise hipnoterapide de therapist danışandan daha hızlı hareket etmemelidir. İnsanlar toplu halde dans edebilirler. İnsanlara toplu olarak hipnoz uygulanabilir.

Dans esnasında iki insane contakt kurar ve bir melodiyi paylaşarak hareket etmeye başlarlar. Hipnoterapide böyledir. Acemi danscılar partnerinin ayağına basabilir.acemi hipnoterapistte danışanın ayağına basarak can yakabilir. Çoğunlukla bu kalıcı bir zarar vermez.bu acı anlık olarak gelir gecer.

Bu bilgilerden sonar Dr.Milton Erickson a oryantal diyebiliriz. Çünkü o gerçekten çok büyük bir dans ustası idi. Hipnotik telkinleri kıvırtma (indirect telkinler verme konusunda) kimse onun üstüne su dökemezdi.

Deneyimli hipnoterapistler sadece hipnotik telkin yöntemini kullanmazlar.Deneyimli terapistlerin hemen hemen hepsi diğer psikoterapilerden yararlanırlar ve gerektiğinde hipnotik telkini ve yine gerektiğinde hipno analiz yöntemini kullanırlar.

Acemi hipnoterapistler hipnozu adeta sihirli değnek olarak görürler ve her sorunun hipnotik telkin ile çözümlenebileceği düşüncesini savunma eğilimindedirler. Hipnoz her sorunu en hızlı şekilde çözer diye size kendini tanıtan hipnoterapist daha çok şey öğrenmelidir.

Şunu unutmamak gerekir ki once psikoterapist sonar hipnoterapist olunabilir.

Hipnoz bir psikoterapistin çalışmalarına renk katar yaratıcılık katar.

Dans esnasında partnerler hiç bir şey konuşmasa da dans edebilirler. Hipnoterapist danışanı ile hiç bir söz konuşmadan da hipnozu uygulayabilir.çünkü sözsüz hipnotik indüksiyon teknikleri vardır.bunlar arasında en bilineni el sıkışmı indüksiyonudur.

Unutulmamalıdır ki sanatçılarda teknik öğrenmelidirler. Ancak sanatçılar bir çok tekniği öğrendikten sonar yavaş yavaş kendi yaratıcılıkları devreye girmeye başlar ve eşsiz eserlerini yaratıcılıklarının zirvesinde iken verebilirler.

    Hipnoz diğer halk arasında konuşma terapileri olarak bilinen terapilerle kıyaslandığında daha kısa daha güvenli ve daha direk bir yoldur. (Voit & Delenay 2005 S.53)  
Bilinçdışı zihin ile yapılan iletişim hipnoterapiyi çok daha samimi ve ilginç bir deneyim kılar. (Voit & delenay 2005 S.53)       Kime hipnozu uygulamak çok zordur?   O esnada kendisini bir şeylere zorlayanlara.       Hipnoterapist olmak için olmaz ise olmazlar nelerdir?   Tabiki ilk olmaz ise olmaz hekim , diş hekimi yada psikolog olmaktır.     Terapinin başarısı therapist ve danışanın kurdukları iletişimin bütünlüğüne bağlıdır. İnsanların en büyük ihtiyacı anlaşılmaktır. Bu bakımdan iyi iletişimciler genellikle iyi therapist olurlar. İnsan ilişkilerin de başarı bu işin olmaz ise olmazıdır.   (Voit & Delenay 2005, S.53)   Bilinçdışı zihin ne demektir?   Gece uyurken yatakta bir çok insan etrafında döner. Neden hiç yataktan düşmeyiz? Yataktan düşmememizi sağlayan bilinçdışı zihnimizidir. An bir ses duyduğumuzda tüylerimizi diken diken eden yine bilinçdışı zihnimizdir. Düşünce yada irade gücümüzle bir tüyümüze bile hakim değiliz. Bilinçdışı zihnimiz hayatımız, davranışlarımız, düşüncelerimiz ve duygularımız söz konusu olduğunda  tahmin edebileceğimizden çok daha fazla etkilidir. Bilinçdışı zihnimiz ilk öğrenmemizden sonra gittikçe otomatik olarak yaptığımız faaliyetlerden de sorumludur. Örneğin bisiklete binmeyi, okumayı yazmayı bilinçli zihnimizle dikkat ederek öğreniriz. Ancak sonra bilinçdışı zihnimizle bu faaliyetleri adeta hiç düşünmeden ve çok fazla dikkat etmeden yapmayı sürdürürüz.  

Ericksonian yaklaşıma sahip hipnoterapistler rapportun kurulabilmesi için terapistin ve danışanın oturuşuna yakın otururlar. Danışanın nefes aldığı hızda ve şekilde nefes alırlar.Bu yaklaşıma sahip terapistler her nerede olursa olsun kaliteli bir iletişimde iki kişinin vücut hareketlerinin ve mimiklerinin birbirine benzediğini iddia ederler. Bundan dolayı terapide danışanın mimiklerini, el ve kafa hareketlerini adeta taklit ederler. Tabiki bu taklit papağan gibi bir taklit değildir. Tabiki ayna gibi yada papağan gibi karşımızdaki danışanı taklit edersek rahatsız olur. Danışan ayak ayak üstüne atmış ise therapist 5-10 saniye sonra ayak ayak üstüne atar. Böylece danışan rahatsız olmaz. Çünkü arada sure vardır.

Danışan ile aynı tarzda ve hızda nefes almak rapportun kurulmasını salıyor diyor Ericksonian yaklaşıma sahip terapistler. (Gilligan, 1987). Bana (T.Ö) gore ise rapportun en önemli kuralı danışanın hissedebildiklerini hissedebilme gücüdür. Terapist in hissedebilme gücü ne kadar iyi ise rapport o kadar iyi olur. Peki bu hissedebilme gücü kimlerde daha fazla vardır. Sağ beyni baskın çalışan kişilerde insan ilişkileri gelişmiş kişilerde ve duygusal zekası gelişmiş kişilerde genellikle hissedebilme gücü ve doğal olarak empati gücü daha gelişmiş olur. )

Hipnoz bir gevşeme midir?

Hipnotik trans durumu elbetet sadece bir gevşeme durumu değildir. Ancak hipnoterapi için bana (T.Ö) müracaat eden insanların en az hipnoterapiye ihtiyaç duyduklarından daha fazla gevşemeye de ihtiyaç duydukları kesindir. Çünkü kaygı bozukluğu (anksiyete) yaşıyan insanlar zaten gergin oluyor. Gergin insanlar gevşemeden en fazla yararlanabilecek insanlardır ve en fazla ihtiyaç duyan insanlardır. Her ne kadar gevşeme durumunu yaşamada bazıları zorlansa da  bunu başarırlarsa hem terapide hem hipnoterapide çok önemli bir adım atılmış olur. Sonuç olarak gevşemeyi (relaxation) öğrenmiş insane hipnozuda bir parka öğrenmiş sayılabilir. Hipnozu asla başaramayan insanlar asla gevşeyemeyen ve hemen her an gergin olan ve sürekli kendini zorlayan insanlardır. Bu insanlara gevşemenin süreç içinde öğretilmesi hipnoterapi ve psikoterapi yolunda ilerlenmesi demektir.

SEANSLATRA BAŞLAMADAN ÖNCE DANIŞAN HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER  

Psikoterapistler çok iyi bir gözlemci olmalıdırlar. Psikoterapistler danışanın her türlü söz, düşünce, mimik ve hareketini iyi gözlemlemeliyiz. Danışan nerede güldü, nerede sustu, nerede sigara içmek isteddi gibi bazı önemsiz gibi görülen şeyler terapide çok büyük önem arz etmektedir. Eğer danışanın sadece şikayetlerini  dinlersek, danışanın söylemediği ama gösterdiği ve hissettirdiği şeyleri kaçırırsak biz terapistler olarak çok şeyi kaçırmış oluruz. Bu bağlamda danışanın giyimi, giyimde tercih ettiği renkler, ilgilendiği sporlar, okuduğu kitaplar, dinlediği müzikler hatta  sevdiği

SEMPTOMLAR ASLINDA ÇÖZÜMDÜR Bilinçdişi zihin kişiliğin en yaratıcı ve en masum bölümüdür. Bilinçdışı zihin egoyu korumayı, hayata adapte olmamızı amaçlar. Ne kadar thuaf görünse de

Vajinismusta Hipnoz Tedavisi için ilgili Web sitemizi ziyaret edebilirsiniz. http://www.hipnoz-vajinismus.com

search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close